logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

MEYDAN

Bedir, kızgın kum düzlüğünden ibaret bir saha...

Kumlar, Peygamber ordusunun ayaklarının altını öpebilmek için saadetle kaynaşıyor...

Bütün zaman ve mekânın Peygamberi arkasında gelenler, bu kızgın kumlukta mevzi aldılar. Karşılarında daha evvel gelip mevzi alan Kureyş kâfirleri...

Su, düşman safının arkasında... Peygamber ordusunun ayak bastığı saha ise insanı ve hayvanı içine doğru çeken, yutan bir kuraklık girdabı...

Ne içmeye ve ne abdest almaya suları var, ne de yere basmaya imkânları... İnsan, at, deve, bütün canlılar, dizlerine kadar kumda...

Müthiş bir manzara, müthiş bir an...

Yakan, kavuran, eriten, pişiren sıcak...

Kureyş kâfirlerinin niyeti, Müslümanları ateş ve susuzluktan eritip teslim almak...

Aşağılık şeytan durur mu? O da vesvese vermede...

Tereddüt, kaygı.

Sahabiler arasındaki ıstırap, kum üstündeki kaynar hava dalgalarına karışmış, göklere doğru buram buram tütüyor...

Birden ilahi imdat... Göklerden sebil sebil, bardak bardak boşalan yağmur...

Kum, insan, hayvan, dağ, taş, her şey suya doydu...

Gözlerde saadet ışığı...

Ortalığa ferahlık, ruhlara emniyet ve adalelere kuvvet oldu...