logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

İSLAM VE KILIÇ

İslam'ın kılıcı, ucunda ebedi şifayı da beraber taşıyor ve bizzat merhamet oluyor. O hiçbir mazluma dokunmamıştır.

İslam'ın kılıcı kanayan insan kafalarına ilaç olacaktır...

Ve emir geldi, kılıçlar kınından çekildi...

Allah'ın Resulü(s.a.v), hicretin 7.ayı Ramazan başında, ilk olarak amcaları Hz. Hamza'yı, Kureyş'in bir kervanı üzerine gönderdiler... Hz. Hamza'nın emrinde otuz cengâver ve elinde beyaz bir sancak...

Küfür canavarı Ebu Cehil kafiledeydi. Hz. Hamza üzerine vardı. Kâfirler 300 nefer... Deniz kenarında karşı karşıya geldiler...

Tam kanlı bir cenk başlayacakken, araya başka kabilelerden bir adam girdi ve kapışmaya engel oldu.

İkinci seriye hicretin sekizinci ayında, Ubeyde bin Haris, 60 kişilik bir bölükle ve beyaz sancakla, "Batnı Rabiğ" dedikleri yere ve Ebu Süfyan üzerine gönderildi. Zira kâfirlerin başbuğu Ebu Süfyan'dı. Küfür kolu 200 kişiydi... Yine kapışma olmadı. Sadece Sahabe ulularından Saad Bin Ebi Vakkas(r.a) bir ok attı... İslam saflarından vızlayarak çıkan ilk ok...

Ve yine dokuzuncu ayda Saad bin Ebi Vakkas'ı 20 cengaverle Kureyş kafilesini basmaya gönderdiler. Ona da beyaz sancak verdiler. Peygamber sahabeleri yürüdüler ve beşinci gecenin sabahında "Harrare" vadisine ulaştılar. Kureyş kafilesinin bir gece evvel gelip geçtiğini haber aldılar ve döndüler...

Buraya kadar olanlar küçük çete hareketleri... Asker çoğaldıkça topluluk ve cenk ismi değişiyor. Gazve ve nihayet Gaza... Bu defa sıra Veddan Gazvesinde... Ve Başbuğ, bütün insanoğlunun ve bütün orduların başbuğu Allah Resulü... Allah Resulü'nün bizzat başına geçtikleri ilk hareket...

12. Hicret ayında, birinci yılı sonunda...

Peşlerinde altmış sahabi... Sancak, amcaları Hz. Hamza (r.a) 'da...

Nur beldesi Medine'de işlerin başında Saad bin Ubade 'yi bıraktılar ve Damureoğulları üzerine yürüdüler...

Yine cenk olmadı...

Anlaştılar, bundan böyle Damureoğulları Müslümanlara saldıramayacak ve İslam düşmanlarına yardım edemeyecek...

Peşinden 200 kişilik bir hareket daha... Allah'ın Sevgilisi yine başta... Yine hedef Kureyş kafilesi... İçinde, Halef oğlu Ümeyye dedikleri kuduz kâfirin bulunduğu kâfileye doğru rüzgar rüzgar uçtular.

Yine cenk olmadı ve geriye dönüldü...

Allah'ın Resulü, Yenbuğ köyü civarında Kureyş kafilesine karşı bir baskın hareketi daha düzenlediler. Zira o günlerde Kureyş kâfirlerinin Hicaz 'dan Şam'a doğru ticaret kafileleri yola çıkmıştı. Murad o kafileyi vurmaktı. Ve beyaz sancak yine Hz. Hamza 'nın elindeydi. Otuz da develeri vardı. Nöbetleşe biniyorlardı.

Oraya vardıklarında Kureyş kafilesinin basıp gitmiş olduğunu öğrendiler. Cenk yine yok... O civarın kabileleriyle anlaşma yapıp geri döndüler...

Bunun arkasında da Birinci Bedir Gazvesi geliyor.

İbni İshak şöyle anlatıyor:

- Aşire gazvesinden döndüler. Bir kaç gece Medine'de kaldıktan sonra hemen bu gazaya çıktılar. Bin Cabir isimli kâfir adamlarını sürüp gitmişti. Allah'ın Resulü bunların ardı sıra çıkıp Bedir bucağında Sefvan denilen yere kadar vardılar. Kâfir kaçıp gitmişti. Yetişemediler. Medine'yi Zeyd bin Harise 'ye bırakmışlardı. Sancak Hz. Ali 'deydi.