logo

logo

ALEMLERİN HÜZÜN YILI

GÜNEŞ NEDEN TUTULDU

Allah'ın Sevgilisi, topyekûn zaman ve mekânın ve bütün mahlûkatın Peygamberi,

Allah'ın verdiği emir üzerinde... Gece-gündüz, tesbih, tenzih, istağfar.

Ve bugünlerde Allah Resulünün İbrahim isimli Mariye'den doğma çocuğu öldü. Veda yokuşu çığırındaki Allah Resulü bundan pek üzüldüler; İbrahim'in öldüğü gün güneş tutuldu. Gözler, peçe arkasında boğuk ışıklar yanan güneşe döndü:

- Peygamber oğlu vefat etti de güneş tutuldu! Dediler.

Kâinatın Efendisi, hemen şu ihtarı verdiler:

- Güneş ve ay, Allah'ın birlik ve yüceliğine delil, iki ayettir. Onlar kimsenin doğumu ve ölümüyle tutulamaz.

İnsanlık hurisi Cenab-ı Fatıma-i Zehra (r.a.), Nebiler Nebisinin, şimdi hayatta kalan tek evladı.

Nihayetsiz olan mülkün seyidi ve Kevser Havuzu'nun sahibi Cenab-ı Peygamber her sene Ramazan ayında on gün itikâfa girerdi, o sene yirmi güne çıkardılar.

Her Ramazan ayında Kur'an'-ı Kerim'i Nebiyi Muhterem'e tekrar ettiren Hz. Cibril, bu defa vazifesini üst üste iki kere yerine getirdi.

Ve bu arada Yemame ile Yemen taraflarında iki sahte peygamber ve etraflarında bir sürü şaşkın ve alık adam!

Bunların, Hazret-i Ebu Bekir devrinde köküne kibrit suyu dökülecektir. Ve Allah'ın gazabına uğramış sahtekârlar ebedi azap diyarını boylayacaktır.

Bugünlerde Uhud şehitlerinin kabirlerini ziyaret ettiler. Allah için can feda eden kahramanların bucağı Uhud. Ve Şehitlerin Efendisi Hazret-i Hamza'yı kucağında saklayan kumluk.

Peşinden sahabilerine hitap ettiler:

- Ben sizin önünüzden giden fert yerindeyim. Buluşma noktamız Kevser Havuzu.

Ben şimdi buradan, bu noktadan havuzu görüyorum.

Bana dünya hazinelerinin anahtarları verildi. Benden sonra şirke sapacağınızdan korkmuyorum. Korktuğum o ki, sizden evvelkiler gibi dünyayı sevip birbirinizi kırmayınız.

Sahabiler ayrılık saatinin gelmekte olduğunu seziyor ve içleri kan ağlıyor. Her şeyin bir başka şeyden haber verdiği hazin bir ayrılık havası. Peygamber gidiyor! Ben ne olacağım?

Allah Resulünün mukaddes dudaklarında hep:

- Allah'ım! Seni tesbih ederim. Sana hamdederim, sana tevbe ederim!

Her an ve her nefes, bütün işleri bu. Dururken, yürürken, otururken, kalkarken, giderken hep aynı tesbih.