Peygamber Efendimizin mübarek naaþý bir hýrkanýn üzerine (285) konmuþtur. O'nu meleklerin serdiði de söylenmiþtir.
Peygamber Efendimizin ashabýndan bazýlarý O'nun ölümünden duyduklarý hüzün yüzünden bunu yalanlýyor; Hz. Ömer radiyallahu anhu Peygamberimizin ölmemiþ olduðunu anlatýyordu, Hz. Osman radiyallahu anhunun dili baðlanmýþ derin bir sessizliðe bürünmüþtü, Hz. Ali radiyallahu anhu hüzünle oturmuþtu. Sahabe-i Kiram arasýnda Hz.Abbas ve Hz.Ebubekir radiyallahu anhuma'dan daha metanetli davranan yoktu. Daha sonra insanlar odanýn kapý tarafýndan gelen þöyle bir ses iþittiler: "O'nu yýkamayýn çünkü o Tahir ve Mutahher'dir!". Bu sesten hemen sonra þöyle bir ses iþitildi: "O'nu yýkayýn, size yýkamayýn diyen �blis'tir ben �se Hýzýr'ým (A.S.)". Daha sonra Hýzýr Aleyhisselam taziyede bulunarak þöyle dedi: "�yi biliniz ki her musibetin Allah katýnda bir tesellisi, her ölenin bir halefi, her vefat edenin de bir bedeli vardýr, Allah'a sarýlýnýz, O'na güvenip O'ndan umunuz. Asýl musibete uðrayan, sevabdan mahrum kalandýr!" (286).
(285) Buhari (5814), Nesai (11/4), �bni Mace (1469) ve Beyhaki (385/3) tahriç etmiþlerdir.
(286) Hýzýr Aleyhisselam'ýn Taziyesi'ne yönelik hadisi Hakim (58/3) ve "Delail"de Beyhaki (269/7) tahriç etmiþlerdir.
|