Mekke fethedildi. Ýslam davasý düzlüðe çýktý. Ýnsanlar bölük bölük, dalga dalga Allah'ýn dinine girdi. Mekke'de fýþkýran nur bütün kâinatý yýldýz yýldýz pýrýldattý ve artýk insanlar ýrmak ýrmak Allah dininin kapýsýna doð
Ýnsan denizini hüzün deminin bastýðý, gönüllere hicran oklarýnýn saplandýðý bu an, Allah'ýn Sevgilisi, mukaddes gözleriyle yýðýnlarý tarayýp sordular...
Sahabilerden Ebu Bekre (r.a) den rivayete göre Allah'ýn Resulü devesi üstüne oturduðu ve devenin dizgini birisi (Bilal) tarafýndan tutulduðu halde irad ettiði hutbesinde þöyle buyurdu...
Allah'ýn Sevgilisi, topyekûn zaman ve mekânýn ve bütün mahlûkatýn Peygamberi Mina'daki bu hutbelerinden sonra kurban kesim yerine geldiler. Ýnsanlar yine dalga dalga eteklerinde...
Allah'ýn Sevgilisi, topyekûn zaman ve mekânýn ve bütün mahlûkatýn Peygamberi, Allah'ýn verdiði emir üzerinde... Gece-gündüz, tesbih, tenzih, istaðfar...
Rum illerine, Þam taraflarýnda "Belka" isimli yere bir ordu tertip ettiler. Baþbuðluða da Hz. Usame'yi getirdiler. Orada, Usame'nin babasý Zeyd bin Harise, Bizanslýlar elinde þehit edilmiþti...
Hastalýk her an derinlere doðru biraz daha ilerliyor. Bir taraflarýnda Hazret-i Ali, öbür taraflarýnda Fadl Ýbn-i Abbas, iki tarafa dayanarak mescide geldiler...
Hazret-i Aiþe'nin hücresinde upuzun yatýyorlar. Baþ aðrýsý ve yüksek ateþ... Ateþleri o kadar þiddetli ve yüksek oluyor ki, bir leðenin içine oturup baþlarýndan yedi güðüm dolusu su döktürüyorlar...