EFENDMZN MBAREK HAYATI
GZLERMZN NURU EFENDMZ
SNNET SENYE IIINDA BLM
EFENDMZN MBAREK ASHABI
KUR'AN-I KERM VE MEALN DNLEYN
NAMAZ KILMAYI RENYORUM
GRNTL TECVD DERSLER
EFENDMZ (S.A.V.)'N SNNETLER
EFENDMZN SEVGS: R VE LAH
HAFTALIK HADS- ERFLER
KUTSAL EMANETLER
MESCD NEBEV'Y 3 BOYUTLU GEZN
MESCD HARAM'I 3 BOYUTLU GEZN
MESCD NEBEV RESMLER
MJDEC MEKTUPLAR
SADECE OCUKLAR N
HAFTALIK HADS- ERF YEL
Salavat-i Serife Halkasina Dahil olmak iin tiklayiniz
HD masast resimleri indirmek iin tiklayiniz
Ramazan-i Serifin Faziletlerini okumak iin tiklayiniz
Ehl-i Snnet Akaidini okumak iin tiklayiniz
MÝNA HUTBESÝ


Sahabilerden Ebu Bekre (r.a) den rivayete göre Allah'ýn Resulü devesi üstüne oturduðu ve devenin dizgini birisi (Bilal) tarafýndan tutulduðu halde irad ettiði hutbesinde þöyle buyurdu:

- "(Ey nas! Mütemadiyen dönmekte olan) zaman" (ve yýl, ay dediðimiz vakit ölçüsü bugün,) Allah'ýn "gökleri, yerleri yarattýðý günkü (ilk) vaziyetine" dönmüþtür (ve yýl, ay, o ilk hesaba tabi bulunuyor ki); bir yýl, ay ölçüsü ile on iki aydýr. Bunlardan dördü haram (yasak) aylardýr ki, üçü arka arkaya Zilkade, Zilhicce, Muharremdir. (Dördüncüsü) Mudamý ayý olan Receb'dir. O, Cümadi (el'ahir) ile Þaban arasýndadýr. Sonra Allah'ýn Resulü:

- (Ey mü'minler!) Bu ay hangi aydýr? diye sordu. Biz:

- Allah ve Resulü daha iyi bilir! Dedik. Resulüllah sükût etti. Biz Allah'ýn Resulü bu aya eski adýndan baþka bir ad verecek sandýk. Sonra:

- Zilhicce (ayý) deðil midir? Buyurdu. Biz:

- Evet, Zilhicce'dir! dedik. Allah'ýn Resulü:

- Bu, içinde bulunduðumuz hangi beldedir? Buyurdu Biz:

- Allah ve Resulü daha iyi bilir! dedik. Resulüllah sustu. Bir derecede ki biz Resulüllah'ýn Mekke'ye yeni bir ad vereceðini sandýk. Sonra Resulüllah:

- Mekke þehri deðil midir? dedi.

- Evet, (ey Allah'ýn Resulü) Mekke'dir! dedik. Resulüllah:

- Bugün hangi gündür? diye sordu. Biz:

- Allah ve Resulü bilir! dedik... Yine Resulüllah sükût etti. Hatta, biz, bugüne eski adýndan baþka bir ad verecek sandýk. Allah'ýn Resulü:

- Yevmünnahr (kurban kesimi günü) deðil midir? buyurdu: Biz:

- Evet, yevmünnahr'dýr! dedik. (Bu mukaddemelerden sonra) Allah'ýn Resulü, (mal, can, ýrz masuniyetine iþaret ederek) buyurdu ki:

- (Ey insanlar!) þu halde iyi biliniz ki, bu þehrinizde, bu beldenizde, bu gününüzün haram olduðu gibi (birbirinize) kanlarýnýz (ý dökmek), mallarýnýz (ý almak), namuslarýnýz (selbetmek) de haramdýr. (Her türlü taarruzdan masundur). Muhakkak ki siz, Rabbinize kavuþacaksýnýz. O zaman bütün iþlerden sorulacaksýnýz.

- Ey nas! Aklýnýzý baþýnýza toplayýnýz da benden sonra birbirinizin boynunu vuracak surette dalalete, vahþete düþerek (cahiliyet devrine) dönmeyiniz!

- En insanlar! Bu nasihatlerimden mütenebbih olup bunlarý burada hazýr bulunanlarýnýz, burada bulunmayanlarýnýza teblið etsin!..

- Olabilir ki, kendisine teblið olunan bazý kimse, burada bulunup iþiten bir kýsým kimseden daha iyi anlayýp bellemiþ olur! Bundan sonra Allah'ýn Resulü iki defa:

- Teblið ettim mi, teblið ettim mi? buyurdu. Biz (de hep bir aðýzdan haykýrdýk) :

- Evet ettin (Ey Allah'ýn Resulü)!

- Burada hazýr bulunanlar bulunmayanlara teblið etsin!..