Hazret-i Aiþe'nin hücresinde upuzun yatýyorlar. Baþ aðrýsý ve yüksek ateþ... Ateþleri o kadar þiddetli ve yüksek oluyor ki, bir leðenin içine oturup baþlarýndan yedi güðüm dolusu su döktürüyorlar...
Allah'ýn Sevgilisi mübarek ateþ altýnda elmas elmas eriyor ve þebnem damlasý gibi ter döküyor... Soðuk su banyolarýyla ancak bir lahza nefes alabiliyorlar... Üzerlerindeki örtüye elini deðdiren çýðlýðý basýyor: - Ey Allah'ýn Resulü! Ne garip, ne yüksek hararetin var... Cevap veriyorlar: - Biz böyleyiz. Bizim üzerimizdeki bela þiddetli olur. Ecrimiz de ona göre... Yine yaný baþlarýnda bir kap su... Hararetten alev alev yanan mübarek ellerini ikide birde suya sokup yüzlerine sürüyorlar... Dudaklarýndan tazarru ve niyaz eksik olmuyor: - Allahým! Ölüm anýnda sekeratýmý kolaylaþtýrýr! Ve buyuruyorlar: - Hayber'de birkaç yýl evvel yediðim zehirli etin acýsýný, bütün yakýcýlýðýyla içimde duyuyorum. Acýsýndan kalp damarým kopuyor... Sahabi ulularýndan Abdullah Ýbn-i Mes'ud (r.a.): - Allah'ýn Resulü, Hayber'de yediði zehirli etin tesiriyle þehit gitti... Dünya gittikçe kararýyor. Güneþin rengi soluyor. Cihan günleri ateþ þimþekleri gibi yakýcý oluyor. Sahabiler dert ve elem arkýna düþmüþ o yana bu yana sürükleniyor. Ýçlerinde hüngür hüngür aðlayanlarý da var. Hilm âlemi yüce Sýddik ve Hazret-i Abbas, Ensar'dan bir çocuðun hýçkýrýklar içinde aðladýðýný gördüler ve dediler: - Ne oldu size? Niçin aðlýyorsunuz?
- Allah Resulünün bizimle meclislerini düþünüyor ve aðlýyoruz. Cevabýný aldýlar. Muazzez sahabilerden aþk ve vecd adamý Ýbn-i Mes'ud anlatýyor: - Nebiler Nebisinin ayrýlýðý yaklaþtýðý vakit yatmakta olduðu, validemiz Hazret-i Aiþe'nin hücresinde ziyaretine gittik. Allah'ýn Resulü bize nazar buyurdular, gözlerinde elmas elmas yaþlar belirdikten sonra þöyle dediler:
-"Hoþ geldiniz. Allah sizi mübarek etsin, korusun ve size nusret versin. Takva ve Allah'tan korkmakla size tavsiye ederim ve sizi Allah'a emanet ederim. Ben sizi O'ndan açýkça korkuturum. Onun memleketinde ve kullarý arasýnda O'na karþý gelmeyin. Ölüm yaklaþtý. Cennet-i Meva'ya, Sidre-i Münteha'ya ve Cenab-ý Allah'a yönelme vakti geldi. Siz ve benden sonra dinimize girenlere Allah'ýn selam ve rahmetini benden okuyun" |