Yine dünyaya geldikleri Rebiyülevvel ayýndayýz. Yine pazartesi. Hastalýklarýnýn on üçüncü günü.
Akþam yaklaþmakta. Güneþin simsiyah kesileceði gündeyiz. Nur beldesi Medine bir garip uðultu içinde o yana, bu yana, ileri, geri, saða, sola koþanlar. Kimse ne ettiðinin farkýnda deðil. Bütün sesler ve edalarda, kendilerinin de bilemediði bir çýrpýnýþ, bir yýrtýlýþ var. Cihan günleri ateþ þimþekleri gibi yakýcý ve gönüllere mýzrak mýzrak saplanan acý. Varlýðýn sebebi olan Cenab-ý Nebi' de ölüm alametleri baþlamýþtýr. Genç baþbuð Hazret-i Üsame'nin ordugâhý karmakarýþýk. Mücahitler, bölük bölük, dalga dalga Medine'ye akýyorlar. Hazret-i Üsame, atýný eyerlerken, annesi avaz avaz baðýrdý: - A oðul! Nereye gidiyorsun? Hangi iþe hazýrlanýyorsun? Allah'ýn Resulü ölmek üzere! Hazret-i Üsame, atý, ipi, eyeri býraktý. Aklýný oynatacak hale geldi. Allah'ýn Resulünün mukaddes baþý, ismet ve iffet sedefi Hazret-i Aiþe'nin göðsünde. Cebrail Aleyhisselam ile Azrail Aleyhisselam Peygamber evinin kapýsýndalar. Hz. Cibril, Ölüm Meleði'nin, içeriye girmek ve Allah'ýn emrini yerine getirmek için izin istediðini bildirdi. Ýzin verildi. Nebiler Nebisi'nin baþlarý yine Hz. Aiþe'nin göðsünde, gözlerini açtýlar, tavana diktiler, þehadet parmaklarýný kaldýrdýlar ve 6 kere hecelediler: - Allah'ým! Beni Refik-i Âlâ'ya ulaþtýr. Ve mübarek baþlarý hareketsiz kaldý. Dirayet ve zarafet timsali Hz. Aiþe (r.a) validemiz bu aný þöyle anlatýr: Allah'ýn bana ihsan ettiði nimetlerden birisi Nebiyyi Ekrem'in benim odam da, benim nöbetimde(mübarek baþý) benim göðsümün üstü ile gerdaným arasýnda olarak vefat etmesidir. Bir de Allah'ýn onun vefatý sýrasýnda benim tükürüðümle onun tükürüðünü bir arada birleþtirmesidir. (Þöyle ki: kardeþim) Abdurrahman elinde bir misvak ile odaya girmiþti. Ben de Allah'ýn Resulünü(göðsüme yan) dayamýþtým. Onun misvak'a dikkatle baktýðýný gördüm. Misvaký çok sevdiðini bildiðim için:
- (Ey Allah'ýn Resulü), size misvaký alayým mý? diye sordum. (Mübarek) baþýyla:
- Evet, al, diye iþaret ettiler.
Hemen alýp sundum. Fakat katý gelmiþti:
- Ey Allah'ýn Resulü, dedim; biraz yumuþatayým mý?
Baþý ile:
- Evet! diye iþaret ettiler.
Ben de misvaký yumuþatýp verince aðzýnda yürütüp parçaladý. Bir de Allah Sevgilisi'nin yanýnda sahtiyandan ufak bir su kabý, içinde su ile beraber dururdu. Ara sýra iki elini bu kaba batýrýyor ve ýslanan elleriyle yüzünü sývýyor ve:
- Lailahe Ýllallah! Ölümün de þiddetleri, sadameleri var!
diyordu. Sonra elini kaldýrdý. Ta ruhu alýnýncaya kadar:
- Allahým! Beni Refik-i Ala'ya ulaþtýr!
Duasýna devam etti. Ve bu dua ile Hatemül Enbiyanýn(mucizeler izhar eden mübarek) eli düþtü. |