Kâinata nereden ve nasýl bakalým?
O an, dünya öyle bir âlemdir ki, ne baþý bellidir, ne sonu... Yerle gök, bütün kadrosuyla, bir müjdeci beklemektedir. Dünya, sýkýlmada, daralmada, boðulmada... Dünya ve içindekiler, bir büyük sancýnýn girdabýnda... Ýnsanlýk günden güne çýldýrmakta, feryadý fezayý tutmada... O karanlýk devri þiir diliyle þöyle anlatabilirim ancak:
Gelinlik kýz toprakta,
Mekke'nin sýrtýnda put,
Ve haþmetli bir âzab,
Dudaklar hep kilitli, Artýk ak ak ufuklar bir bekleyiþin içinde... Çöl, uçsuz bucaksýz kum denizi... Alev alev yakan ve kavuran güneþ, berrak ve yýldýzlý semâ... Her þey O'nu beklemekte, O büyük rahmeti arzulamakta... Çöl buram buram tüten bir yangýn hâlinde haykýrmada.. En yýrtýcý çýðlýklar kadar vahþi ve çýplak tepeler, göklerden gelecek devleti beklemekte... Kumda ceylanlarýn ayak izleri ve çadýrýnda þanlý süvari ve kelebek kanatlý bir hayâl... Derin, nâmütenahi derin gece, eller tutacak kadar yakýn ay, uzaklýðýn altýn noktalarý yýldýzlar... Ve dizi dizi,elvan insan ve müthiþ bir bekleyiþ!... Bu bekleyiþin ardýndan Fil vak'asý: Nûrun Mekke ve Kâbe istikâmetinde dünyaya iniþ ve dünyayý ýþýk cennetine döndürüþ hengâmesini hudutlandýran tarih baþý... Ýþte o yýl, Yemen valisi Ebrehe, mânevi haþmeti altýnda ezildiði Kâbe'yi yýkmak sevdasýna düþtü... Bütün insanlýðýn muhabbet uçuþlariyle aktýðý Kâbe'yi... Kâbe,Hristiyan Ebrehe'nin gözünde tahammül edilemez bir mekân... Kendisinin Yemen'de yaptýrdýðý haþmetli kilise, Kâbe'nin manevi saltanatýna karþý hiçbir varlýk gösterememiþti... , Kâbe, kâinatýn iman beþiði ve bütün gönülleri kendine çeken bir nûr sütunu... Mekke, Kâbe'nin etrafýnda bir fânus; Kâbe Mekke'nin içinde bir nur... Ebrehe, kâinatýn bu billur âbidesini yerle bir etmek için harekete geçti... VARLIK NURU'nun dünyaya iniþ yýlý... Rivayete göre ismet ve iffet sadefi Âmine Hatun'un iki cihan güneþini dünyaya armaðan etmesine 50 gün var... Ebrehe ordusu derya gibi Mekke istikametinde aktý ve gelip Mekke önlerinde göründü... Ordunun önünde bir kocaman fil... Kureyþ'te müthiþ bir korku... Abdülmuttalib haykýrýyor: - Ey Kureyþliler! Korkmayýn, Kâbe'nin sahibi vardýr onu korur. Kimse onu yýkamaz... Bu arada Yemenli ortalýðý talan ediyor; baþta Abdülmuttalib'in develeri, önüne ne çýkarsa, eline ne geçerse hepsini sürüp ordusuna katýyor... Kureyþlilerle bir daða sýðýnan Abdülmüttalib, alýndan alýna geçen ve o anda Âmine Hatunda karar kýlmýþ bulunan nûrun bir tecellisine þahit oluyor ve avaz avaz baðýrýyor: - Haydi, dönün, Mekke'ye inelim! Zafer bizimdir!.. Ve tepelerden Mekke'ye iniyorlar. Abdülmuttalib hemen Kâbe'ye koþuyor, Kâbe'nin kapýsýnýn halkasýna yapýþýyor: - Ýlâhi, diyor, kul, göçünü, ehlini esirger, korur... Sen de buraya konmuþ,dokunulmazlýðý tehlikeye düþmüþ olanlarý koru!.. 12
|