Hz. Abdullah ile evlenemeyen Kureyþ'in soylu kýzlarý üzüntülerini þiirle dile getirmiþlerdir. Onlardan biri þöyle demiþti:
"Ben, onun yüzünde hayrýn parlaklýðýný gördüm! Onun ziyasiyle , parlamasiyle, yaðmur yaðdýran siyah bulutlar parladý! Ben, gözucuyla ona baktýðým zaman, bu nûrun onu ve çevresindekileri dolunayýn dünyayý aydýnlattýðý gibi aydýnlatmakta olduðunu gördüm! Ben, onu elde etmekle her zaman övünebileceðim bir þeref kazanmak istemiþtim. Fakat, her çakmak taþýný çakan, ateþ çýkarmaz ki!.. Zühre oðlullarý kýzý Âmine Hatun'un elde ettiði hayýr ve saadet, tarif edilemeyecek kadar büyüktür! Fakat o, senden soyup aldýðý hayrýn ne olduðunu bilmiyor ki!.. Umeyne'nin, Hâþim oðullarýndan nûru ve aydýnlýðý çekip almasý, fitillerin, kandilin yaðýný çekmesine benzer. Gecenin elde ettiði her kýymetli þey, bir azim mahsûlü olmadýðý gibi, her kaybettiði de bir zaaf eseri deðildir... Sen bir þey talep ettiðin vakit, usûlu dâiresinde güzelce hareket et. Seni, ya uyuþup buruþmuþ olan el, yahut parmak uçlariyle birlikte açýlmýþ olan el, ona kavuþturur! Umeyne, ondan nûru çekip almakla, öyle büyük bir þeref kazandý ki, onun bir benzeri daha yoktur." 12
|