Abdullah, güzel ki, hem ne güzel!..
Altýn saçlý, gümüþ bedenli, her azasýndan nur ve ýþýk fýþkýran bir genç... Muhammedi nûru alnýnda taþýyan bir genç... Gönlü elmas renkli incilerle dolu... Sanki güzellik göðünün aydýn güneþi. O derece pâk, o derece güzel, o derece metin ve o nisbette derin... Derinlerin derini... Abdullah, babasýyla beraber kurban kesmekten dönüyordu. 100 deve kurban edilmiþ, buna mukabil kendisi kurtulmuþtu... Abdullah bir an babasýndan ayrýldý ve Kâbe civarýnda Beni Esed kabilesinin yolundan geçmeye baþladý... - O da ne? Yolda genç bir kadýn... Hafifçe bir duvara yaslanmýþ ve gözlerini haþyetle açmýþ, derin derin Abdullah'ý süzüyor... Kadýn, Abdullah'ýn güzelliðini görünce çarpýlýr gibi oldu ve alnýndaki nura bakarak fýsýldadý: Bugün kurban ettiðiniz yüz deveyi ben sana hediye edeyim de yanýmda biraz kal ve benimle konuþ! O güzel yaradýlýþlý ve tertemiz gönüllü Abdullah kadýna þu cevabý verdi: - ( Ey kadýn!) Teklif ettiðin harama gelince ölüm ondan daha hafif kalýr. Helâl daha tatlýdýr. ( Sen git) dengini ara. Senin istediðin þey, nasýl irtikâp edilir? Þerefli insan hem ýrzýný hem de dinini korur. Abdullah babasý ile birlikte Vehb bin Abd-i Menaf' ýn yanýna vardý. Vehb, soy ve þeref bakýmýndan Benþ Zühre kolunun en üstünü idi... Hz. Abdullah'ý, asiller ve çevresi Kureyþ'in soy ve faziletçe en üstünü olan Âmine Hatunla evlendirdiler... Kureyþ asillerinin geleneðine göre Hz. Abdullah, nikâhlýsýnýn evinde gerdeðe girdi ve orada üç gün kaldý. Nûr-u cihan'a sadef olmak saadeti Hz. Âmine Hatun'a mukadder ve müyesserdir. Âmine Hatun, âlemlerin Fahrine hamile... Hz. Abdullah bir gün sokakta, kurban dönüþü yoluna çýkan Beni Esed güzeline yine rastladý. Hayret! Bu defa kadýn, hissiz ve donuk... Hz. Abdullah sordu:
- Niye o günkü gibi deðilsin? Yoksa sen de mi haramdan korkar oldun?
- Hayýr, hayýr!
- Peki, ama hâlin deðiþmiþ...
- O gün alnýnda esrarlý bir nur vardý... Kendimden geçmiþtim. Þimdi o nûru yerinde göremiyorum! Hz. Abdullah'ýn alnýnda pýrýltýlar saçan mübârek nûr, yeryüzünde annelerin en büyüðü ve en mûnisi Âmine Hatun'a geçmiþtir.
12
|