Þimdi biz tâ gerilere dönelim ve nûrun alýndan alýna nasýl geçtiðini görelim:
Peygamberler caddesini takip ederek Hz. Ýbrahim' e ve oðlu Hz. Ýsmail' e geçen Muhammedi nûr, oradan Arap yarýmadasýna süzülür,bir baþka sokaða kývrýlýr ve bu sokaðýn nihayetindeki kâinata hâkim peygamberlik meydanýna asýl sahibini bulur... Bu âna gelinceye dek kaç mübarek baþta pýrýltýlar saçar, kaç insaný güzellik güneþi yapar bilinmez?.. Bilinen sadece þu: Hz. Ýsmail' den Adnan' a kadar birinci kademe... Adnan' dan Nebiler Nebisinin babasýna kadar ikinci kademe... Hazret-i Ýbrahim, sonra oðlu Hz. Ýsmail, daha sonra da Hz. Ýsmail' in oðlu Kýygar soyundan gelen birinci kademeyi çizgi çizgi, nokta nokta, basamak basamak tanýmýyoruz. Cenâb-ý Halil' in zevcesi Sârâ çocuk doðurmuyordu. Peygamber hâtunu Sârâ bu hâlinden gönlü yaralandý ve cariyesi Hacer' i kocasýna verdi... Rahman ve Rahim olan Allah, kýrgýn ve üzgün Sârâ' ya acýdý, ona da, ileri yaþýnda Ýshak peygamberi hediye etti... Burada ve bu noktada Cenâb-ý Halil' in nesli, iki büyük tecellinin baþý olarak, gayet ince iki þubeye ayrýldý. Hazret-i Ýsmail' den, Ýsrâil oðullariyle hiçbir baðý ve alâkasý olmaksýzýn, bütün oluþlarýn ve yaradýlmýþlarýn baþý ve iki cihanýn Sultaný gelecektir... Hz. Ýshak' tan da lâkabý (Ýsrâil) olan Yakup peygamber ve ondan, Ýsrâil oðullarý ve yine dizi dizi, belli baþlý zaman ve mekânlarla kayýtlý nebiler gelecektir... Bu hâl, Hz. Ýsâ' ya ve topyekûn zamanýn ve mekânýn peygamberine kadar devam edecektir... 12
|