Ãþte bu kýssadýr ki, Kurân'ýn nebilerden tek tek misak alýndýðýný tesbit eden þu âyetiyle iþaret olunmuþtur:
" Allah, (geçmiþ) peygamberler (in) den and olsun ki size kitap ve hikmet verdim. Sonra da size nezdinizdeki (o kitap ve hikmeti) tasdik eden bir peygamber gelmiþtir (gelecektir). O'na katiyyen iman ve O'na her halde yardým edeceksiniz diye (ahd ve) misak aldýðý zaman dedi ki:
Ãþte bu mübarek ayette sonsuzluk nebisi Cenâb-ý Mustafanýn þan ve þerefini yücelten vasýflandýrmalardan baþka, eðer öbür peygamberler zamanýnda gelseydi onlara da RESUL olmasý gerektiði ve nebiliðinin Hazret-i Adem'den baþlayarak son adama kadar bütün kâinatý ve her mahluku sardýðý mânâsý vardýr. Evet, O Nebiyyi Ahirzaman bütün zaman ve mekânýn ve bütün mahlukatýn peygamberidir... Allah, iki cihan sultanlýðýný ebede kadar O'na vermiþtir... Nihayetsiz olan mülkün seyyidi, Kevser Havuzu'nun sahibi ve Allah Sevgilisi buyuruyorlar: "Bütün insanlýða Peygamber gönderildim!.." Bu hadis-i Nebevi 'den süzülecek mâna, Allah Sevgilisinin kendisinden evvel ve sonra, gelmiþ ve gelecek bütün beþeriyete gönderdildiðidir. Yoksa sadece kendi saadet asrýndan Kýyamete kadar gelecek olanlara deðil... Bu dahi azim bir hikmet... Topyekün zaman ve mekânýn nuru olmak hususiliði... Ve bir baþka âyet: "(Habibim) seni (rahmetimizin) müjdeci (si, azabýmýzýn) haberci (si ve) bütün insanlarýn peygamberi olmaktan baþka (bir sýfatla) göndermedik. Fakat insanlarýn çoðu (bunu) bilmezler." (Sebe Suresi / 28) Fâhri Kâinat olmak sýrrý böylece daha güzel anlaþýlýyor... |