Peygamber Mescidi'nin bitiþiðinde de birkaç ev yapýldý. Onlar da kerpiçten ve tavanlarý hurma dalýndan... Bu evlerden bir ikisini teker teker zevcelerine ayýrdýlar ve her birinden mescide kapý açtýrdýlar. Bütün bunlar nihayete erince, Allah'ýn Sevgilisi Eba Eyyub'un evini býrakýp bu evlere geldiler... Ve bu fani âlemden gerçek hayata geçinceye kadar bu evlerde kaldýlar...
Zeyd bin Harise ile yeni azadlý Ebu Rafi'i, Mekke'ye göndermiþlerdi. Onlar, Peygamber kýzlarý Fatýma'yý, Zehra'yý, Ümmü Gülsüm'ü, Peygamber zevcesi Sevde'yi, Zeyd'in oðlu Üsame'yi ve Peygamber dadýsý Ümmü Eymen'i alýp nur þehri Medine'ye getirdiler. Sýddýk-ý Ekber'in oðlu Abdullah da, babasýnýn yakýnlarýný toplayýp beraberce geldi... Mescid-i Saadet'in çevresindeki evler ve hücreler manzumesinden biri de muazzez sahabelerin fakirlerine verildi. Kendilerini topyekûn �slam'a adamýþ bu büyük iman kahramanlarýnýn hiçbir geçim imkâný yoktu... Sadece iman ve aþktan baþka tek sermayeleri bulunmayan bu fedakâr müminler orada barýnýyorlardý... Bu yerin adý soffa... Oradaki bahtiyar insanlarýn adý da suffa sahabileri... Gece olunca Allah'ýn Resulü onlarý zengin sahabilere daðýtýrdý. Her biri bir tarafta karnýný doyuruyordu. Bir kýsmýný da Allah'ýn Resulü misafir ederdi... Bu iman kahramanlarýnýn iþleri güçleri ibadet, gözyaþý, tefekkür ve vecd... Ve �slamý nokta nokta yudumlayýþ... Sahih-i Buhari'den Ebu Hureyre (r.a.) Hazretlerine baðlý nakil: - Vallahi, ben soffa sahabelerinden 70 kiþi gördüm ki, hiç birinin elbisesi yoktu. Ya eteði vardý, yahut boynuna baðlý sadece bir örtüsü... Bu örtüler, kiminin topuðuna kadar iner, kiminin de diz kapaðýný biraz aþardý. Örtülerini elleriyle kavuþtururlar ve açýlýr diye korkarlardý... |