O ki, varlýðýn bir tanesi ve Allah'ýn Sevgilisi. O ki, güzellik cihanýn eþsiz sultaný. O'nun güzelliði âleme öyle bir ýþýk saldý ki can Yusuf'u Mýsýr'a sultan oldu. O'nu hilm âlemi Sýddik (r.a) þu mýsralarla anlattý:
"Mustafa, hayra davet eden bir emin idi, ayýn on dördü gibi karanlýðý aydýnlatýrdý." Süleyman Çelebi þu mýsrayý haykýrdý: - Bir acep nur kim güneþ pervanesi. Amcasý Ebu Talib de þöyle dedi: - Öyle beyaz bir yüz ki, o yüzün suyu hürmetine bulutlardan yaðmur istenir. Öyle bir kerem sahibi ki, yetimler onun eline bakar, dullar ve yoksullar ona güvenir. Muazzez sahabilerden ve Peygamberin baðrý yanýk âþýklarýndan Enes bin Malik (r.a) onu anlatýrken þu hakikati dile getirdi: - Allah'ýn Resulü (selam üzerine olsun), nur saçan beyaz renkte idi. Onun teri (duruluk ve beyazlýkta) inci gibi idi. Yürüdüðü zaman yürüyüþ istikametine biraz eðilip meyl ederdi. Ben Kâinatýn Efendisinin elinden daha yumuþak olan ne bir dibaca, ne de bir ipeðe yapýþmadým. Yine ben ömrümde Resulüllah'dan daha güzel kokan ne bir misk ve ne de bir anber koklamadým! Yine Enes Hazretlerinden: - Ben Resulüllah'ýn kokusundan daha güzel kokan ne bir anber, ne bir misk ve ne de herhangi bir koku koklamadým. Ve yine ben Allah Sevgilisi'nin dokunmasý kadar yumuþak hiçbir þeye ne bir dibaca ve ne de bir ipeðe asla dokunmuþ deðilim! Kâinatýn Efendisi, insanlarýn en güzel, en çok yüzü nurlu olaný idi. Mübarek yüzü ayýn on dördü gibi pýrýltýlar saçardý. Taraf taraf nur cümbüþü içinde pýrýldayan o mübarek yüze bakmaya doyum olmazdý. Onu gören gözler saadetin zirvesine eriþirdi. Onun nuru bütün gönülleri aydýnlatýrdý. Cihan günleri onun cemalinden daha güzel bir yüz görmemiþti. Resulümüz, Efendimiz, Müjdecimiz bizzat buyuruyorlar: "�nsanlar içinde Âdem aleyhisselama en çok benzeyen benim. Gerek ahlak ve gerek yaradýlýþ bakýmýndan da bana en çok benzeyen �brahim aleyhisselamdýr!.." |