EFENDÝMÝZÝN MÜBAREK HAYATI
GÖZLERÝMÝZÝN NURU EFENDÝMÝZ
SÜNNETÝ SENÝYE IÞIÐINDA BÝLÝM
EFENDÝMÝZÝN MÜBAREK ASHABI
KUR'AN-I KERÝM VE MEALÝNÝ DÝNLEYÝN
NAMAZ KILMAYI ÖÐRENÝYORUM
GÖRÜNTÜLÜ TECVÝD DERSLERÝ
EFENDÝMÝZ (S.A.V.)'ÝN SÜNNETLERÝ
EFENDÝMÝZÝN SEVGÝSÝ: ÞÝÝR VE ÝLAHÝ
HAFTALIK HADÝS-Ý ÞERÝFLER
KUTSAL EMANETLER
MESCÝDÝ NEBEVÝ'YÝ 3 BOYUTLU GEZÝN
MESCÝDÝ HARAM'I 3 BOYUTLU GEZÝN
MESCÝDÝ NEBEVÝ RESÝMLERÝ
MÜJDECÝ MEKTUPLAR
SADECE ÇOCUKLAR ÝÇÝN
HAFTALIK HADÝS-Ý ÞERÝF ÜYELÝÐÝ
Salavat-i Serife Halkasina Dahil olmak için tiklayiniz
HD masaüstü resimleri indirmek için tiklayiniz
Ramazan-i Serifin Faziletlerini okumak için tiklayiniz
Ehl-i Sünnet Akaidini okumak için tiklayiniz
�LAH� HAÞYET


Allah'ýn Sevgilisi, topyekün zaman ve mekânýn ve bütün mahlûkatýn Peygamberi, esen rüzgârlardan bile telaþ gösterecek kadar Allah korkusunda derinleþmiþti. Bir gün �smet ve iffet sadefi Hz. Aiþe (r.a) tabii olarak esen bu rüzgârlardan korktuklarýný gördüler ve sordular:

- Ey Allah’ýn Resulü! Esen rüzgârlardan da mý korkuyorsunuz?

Cevap verdiler:

- Aiþe! Korkarým ki esen rüzgâr, ilahi bir azap olmasýn; çünkü Hazret-i Hud (a.s)'un kavmi de üzerlerine gelen azap fýrtýnasýný, önceden bereket yaðmuru sanmýþlardý.

�lahi haþyetin bu derecesi.

�bn-i Mes’ut Hazretlerine buyurdular:

- Ya Abdullah! Kur'an oku, dinleyelim!

- Anam babam sana feda olsun, ey Allah’ýn Resulü; Kur'an size nazil oldu, onu ben mi dinleteceðim?

Allah’ýn Resulü tebessüm buyurdular:

- Sen Kur'an'ý herkesten iyi bilensin! Ben de onu baþkalarýndan dinlemekle haz duyarým.

Hz. �bn-i Mes’ut (r.a) yanýk ve içli sesiyle okumaya baþladý. Sýra:

" Biz her ümmetten hakkýyla bir þahid getirdiðimiz, onlara da seni hakkýyla þahid kýldýðýmýz zaman onlarýn hali nice olur?" (Nisa Suresi/41)

Ayetine gelince, Allah'ýn Sevgilisinin mübarek gözlerinden yaþlar aktý ve daha fazla tahammül edemeyip �bn-i Mesut'a son vermesini ihtar etti.

Bir gün de Ebu Bekir (r.a):

- Ey Allah’ýn Resulü, dedi; mübarek saçlarýna ak düþmeye baþladý.

- Evet, ya Eba Bekir! Hud suresi beni ihtiyarlattý!

Buyurdular. Bir gün sahabeleriyle beraber bulunuyorlardý. Onlara sordular:

- Müslüman kimdir bilir misiniz?

Sahabiler atýldý:

- Allah ve Resulü bilir!

Þöyle buyurdular:

- "(Gerçek) Müslüman, Müslümanlarýn, elinden ve dilinden emin olduðu kimsedir!"