EFENDÝMÝZÝN MÜBAREK HAYATI
GÖZLERÝMÝZÝN NURU EFENDÝMÝZ
SÜNNETÝ SENÝYE IÞIÐINDA BÝLÝM
EFENDÝMÝZÝN MÜBAREK ASHABI
KUR'AN-I KERÝM VE MEALÝNÝ DÝNLEYÝN
NAMAZ KILMAYI ÖÐRENÝYORUM
GÖRÜNTÜLÜ TECVÝD DERSLERÝ
EFENDÝMÝZ (S.A.V.)'ÝN SÜNNETLERÝ
EFENDÝMÝZÝN SEVGÝSÝ: ÞÝÝR VE ÝLAHÝ
HAFTALIK HADÝS-Ý ÞERÝFLER
KUTSAL EMANETLER
MESCÝDÝ NEBEVÝ'YÝ 3 BOYUTLU GEZÝN
MESCÝDÝ HARAM'I 3 BOYUTLU GEZÝN
MESCÝDÝ NEBEVÝ RESÝMLERÝ
MÜJDECÝ MEKTUPLAR
SADECE ÇOCUKLAR ÝÇÝN
HAFTALIK HADÝS-Ý ÞERÝF ÜYELÝÐÝ
Salavat-i Serife Halkasina Dahil olmak için tiklayiniz
HD masaüstü resimleri indirmek için tiklayiniz
Ramazan-i Serifin Faziletlerini okumak için tiklayiniz
Ehl-i Sünnet Akaidini okumak için tiklayiniz
MED�NE 'DE KARÞILANMA: SAADET AYAKLANMASI


Karþýlama: Âlemde böyle saadet ayaklanmasý görülmemiþtir. Varlýðýn nuru Medine'ye geldikleri zaman þehir halký, göklerin ötesindeki manayý getiren ve nur ýþýðýný Medine'ye çeviren mukaddes misafiri bir çiçek bayramý halinde karþýladý. Þehir halký öyle bir saadet ve þenlik havasýna büründü ki, perde arkasýnda oturan kadýnlar, evlerin damlarýna çýktý. Önlerinden varlýðýn sebebi olan Cenab-ý Peygamber geçerken þiirler okudular:

"Ayýn on dördü üzerimize. Veda daðýnýn tepelerinden doðdu, ne mutlu.
Artýk Allah'a dua ve niyaz eden bulundukça bize de þükretmek vacip oldu.
Ey bize gönderilen aziz Peygamber! Sen bize itaat edilmesi vacip bir emirle Peygamber geldin!"

Veda yokuþu, Medine'ye inen dik bir yolun tepesidir ki, Medine halký, eskiden, itibarlý bir kimseyi uðurladýklarý zaman o noktaya kadar götürürlerdi...
Beni Neccar oymaðýnýn genç kýzlarý, Arap âdetince defleriyle çýktýlar ve þenlik yaptýlar.

Âlemlerin Tacý ýþýk ýþýk bir tebessümle sordular:

- Beni seviyor musunuz?

Hep birden cevap verdiler:

- Evet, ey Allah'ýn Resulü!..

Allah'ýn Resulü mukabele ettiler:

- Allah þahit ki, benim kalbim de sizi seviyor!

Ve sokaklarda, meydan yerlerinde, köþe baþlarýnda, yalýn ayak, baþýkabak, koþuþan, zýplayan, çýðlýk atan çocuklar:

- Allah'ýn Resulü geldi, Allah'ýn Resulü geldi!..

�nsanlýðýn Efendisi, yolun iki tarafýný dolduran, "Allah'ýn Resulü geldi, Allah'ýn Resulü geldi!" diye sevinç çýðlýklarý atan halkýn arasýnda ilerliyordu. Medine'nin etrafý Evs, Hazrec soylarýyla çevrili bulunduðundan önünden geçilen her kabilenin reisi Peygamber devesinin yularýna sarýlarak rica ediyordu:

- Ey Allah'ýn Resulü bize buyurunuz! Size yabancý olmayan, saygýdeðer, düþmanlarýnýzý tepelemeye gücü yeten ailemize misafir olunuz!..

Kâinatýn Efendisi tebessüm ediyorlar ve buyuruyorlar:

- Deveyi kendi haline býrakýnýz, çünkü o memurdur, emir olunduðu yere gider, ona yol veriniz!

Böylece yol ala ala ilerliyorlardý. Nihayet Ben-i Neccar'ýn yurduna geldiler. Onlardan da bir heyet ileri atýldý, Peygamberler Peygamberinin yoluna dikildi:

- Dayýnýzýn evine buyurunuz, Ey Allah'ýn Resulü!

Diye davet etti. Bir taraftan da mini mini kýzlar defler çalarak þiirler okuyorlardý:

Biz Neccar oðullarýnýn kýzlarýyýz. Muhammed'e yakýnlýk ve hýsýmlýk ne mutlu!..

Ve nihayet Allah'ýn Resulünü misafir etmek, Ebu Eyyüp Ensari Hazretlerine nasip oldu. Ve alemde böyle bir saadet baþka hiç kimseye nasip olmadý...