- Ebu Bekir'e haber verin namazý o kýldýrsýn !
Hazret-i Aiþe atýldý: - Babam çok rikkatli bir insan. Ayetleri okurken hýçkýrýklar içinde kalýyor.
- Ebu Bekir'e haber verin, namazý o kýldýrsýn!
- Aman, ey Allah'ýn Resulü.
- Ebu Bekir'e haber verin, namazý o kýldýrsýn!
- Elinden gelmez, ey Allah'ýn Resulü! Böyle bir vazifeye takat getiremez o! Emir, aynen tekrar edildi. Hidayete ermiþ ümmetin en ulu rahmeti, rikkat ve merhamet madeni Hazret-i Ebu Bekir, Peygamber Mescidi'nde ve sahabilerin önünde, imam. Sýddýk-ý Ekber'in müstesna kýzý Hz. Aiþe, Sonsuzluk Nebisinin baþuçlarýnda. Dudaklarýnda Kur'an'dan ayetler. Allah'ýn Resulüne okuyup üflüyor ve Allah'ýn Sevgilisinin mukaddes ellerini alýp onlarla mübarek baþýný meshediyor. Kâinatýn Efendisinin dudaklarýnda çiçek çiçek bir tebessüm. Yine o mübarek annemiz anlatýr: - Kardeþim Abdullah hizmet için geldi. Âlemin Fahri, göðsüme dayanmýþ, dinleniyordu. Kardeþimin elinde, taze bir misvak. Allah'ýn Resulü misvaka nazar ettiler. Misvaký alýp yumuþattým ve kendilerine, "Buyurun, ey Allah'ýn Resulü!" diye takdim ettim. Diþlerini misvakladýlar. Öyle ki o güne dek, bu kadar güzel, bu kadar zarif diþ oðduklarýný hatýrlamýyorum.
- (Ya Aiþe) Hepsi yedi altýnýmýz olacak. Sadaka edin! Hemen bayýlýverdiler. Ayýlýnca buyurdular: - O altýnlarý getiriniz! - Buyurunuz, ey Allah'ýn Resulü. Ve altýnlarý alýp fakirlere gönderdiler. Sýk sýk bayýlýyorlar. Hastalýk çok þiddetli ve hararet oldukça yüksek. Mukaddes baþlarý, Hazret-i Aiþe'nin göðsünde, fezalar dolusu yýldýz, benek benek sema aðlýyor mu ne? Her þey bir baþka þeyden haber veriyor ve ölüm rüzgârý ömür bahçesinde, esip duruyor. |