|
Ezelden ebede kadar her gün, bir gün evvelki dünün ve bir gün sonraki yarýnýn Peygamberi ve Allah'ýn Sevgilisi nurdan bir abide gibi dikildiler ve dediler: - Ey Abdülmuttalib oðullarý! Ben bütün insanlara, hususiyle size gönderilmiþ bulunuyorum!
Ben, sizi, dile kolay gelen, mizanda aðýr basan iki kelimeye davet ediyorum ki o da: Allah'tan baþka ilah bulunmadýðýna ve benim de Allah'ýn Resulü olduðuma þehadet etmenizdir. Yüce Allah, sizi buna davet etmemi bana emretti. Siz, bu hususta görmediðiniz mucizelerden bazýsýný da gördünüz.
O halde, hanginiz bu yolda bana icabet ederek vezirim ve yardýmcým olur? Ortalýk donuverdi. Çýt yok... Ýçlerinde en küçüðü Hz. Ali... Cenab-ý Ali ayaða kalktý. Allah'ýn Resulü onu oturttular. Bir daha kalktý. Üçüncüsünde Kâinatýn tacý, mukaddes elini Hz. Ali'ye uzattý. Allah'ýn aslaný ve evliyalar sultaný topluluða haykýrdý: - Ey Allah'ýn Resulü! Sana yardýmcý ben oluyorum. Bu mecliste en küçük olan benim! Belki vücudum bücür, kollarým cýlýz, bacaklarým sýska... Ama bu halimle ben yine size yardým etmeye hazýrým! Haydi, davranýn!.. Manzara gerçekten yakýcý ve kül edici... Ulvi olduðu kadar da müthiþ!.. Hem de ne müthiþ deðil mi? En olgun yaþtaki büyükler büyüðünün hayata hayat getiren teklifi karþýsýnda herkes çarpýlýp kalýyor. Herkes, taptýðý putlardan farksýz, hareketsiz, mankafa... Fakat 10 küsur yaþýnda bir çocuk birden zýplýyor, hidayet yönünü, ebediyet caddesini gösteriyor, kemikleþen ve nasýrlaþan inat ruhunu yumuþatmaya çalýþýyor, onlarý teþvik ediyor, Ýlahi devletin saadet burcuna iletmek istiyor. Böyleyken evet, böyleyken hâla nasipsizler gözyaþý içinde boðulmuyor... Hiçbir çare yok; Allah'ýn mühürlediði kalbi kimse açamaz...Zift dolu vicdanlara hiçbir silah iþlemez... Ýmandan mahrumiyet, iþte kapkara durum, Bu felaketli yolun sonu korkunç uçurum!.. Allah'ýn Resulu, Cenab'ý Ali'nin elini tuttular... Davetlilerin gülen nazarlarý altýnda toplantýya son verdiler... Kategori: EFENDÝMÝZÝN MEKKE DÖNEMÝ |