HARP HÝLEDÝR


Nihayetsiz olan mülkün seyidi buyurdular:

- Harp, hud'adýr!

Ýþte o gün bugün deðiþmemiþ, bundan sonra da deðiþmeyecek ve kýyamete kadar sürecek hikmet.

Kaab bin Eþref isimli zehirli bir adam vardý. Yýlandilini hep Allah'ýn Sevgilisi'nin aleyhinde iþletiyordu. Boyuna Allah'ýn Resulünü hicvediyor ve Kureyþ kâfirlerini kýþkýrtýyordu. Bu zehirli adamýn karanlýk vücudu ortadan kaldýrýlmalýydý.

Allah'ýn Sevgilisi, topyekûn zaman ve mekânýn ve bütün mahlûkatýn Peygamberi bir kere sahabilerine:

- "Kaab bin Eþref (i öldürmek) için kim hazýrdýr? Diye sordu. Çünkü o, Allah'a ve Resulüne eza etmiþtir!" buyurdu:

Muazzez sahabilerden Muhammed bin Mesleme þevkle atýldý:

- Ey Allah'ýn Resulü! Ýster misin onu ben öldüreyim?

Ýnsanlýðýn Efendisi:

- Evet, isterim! Buyurdu.

- Öyle ise (Kaab'a hakkýnýzda hoþlanacaðý) bir þey söylememe müsaade buyurunuz!

- Ne istersen söyle!

Yüce gönüllü sahabi Muhammed bin Mesleme (r.a) Kaab'a gitti ve karþýsýna çýkýp dedi:

- Þu kiþi (yani Resul-i Ekrem) bizden sadaka istedi. Ve bize güç vergi teklif etti. Ben de ödünç bir þey almak için sana geldim.

Hain kâfirin gözlerinde çýlgýn bir ýþýk belirdi ve dedi:

- Muhakkak o, sizin usancýnýzý daha artýracaktýr!

- (Ne yapalým) bir kere ona uymuþ olduk. Onu derhal býrakmak istemiyoruz. Bakacaðýz, onun hali ne olur, sona erinceye kadar bekleyeceðiz. Þimdi biz, senin bir vesak, yahut iki vesak (bir deve yükü veya iki deve yükü) ödünç (hurma) vermeni istiyoruz.

- Pekâlâ! Siz bana rehin veriniz.

- Rehin olarak ne istersin?

- Kadýnlarýnýzý!

- Kadýnlarýmýzý sana nasýl rehin edebiliriz! Bugün sen Arabýn en güzel simasýsýn!

- O halde oðullarýnýzý rehin veriniz!

- Oðullarýmýzý nasýl rehin ederiz? Sonra bunlarýn biri hakkýnda, bir iki deve yükü hurmaya rehin olundu, diye sövülür ki, bu bize ebedi bir ardýr (silinmez bir lekedir). Lakin biz sana silahlarýmýzý zýrhlarýmýzý versek olmaz mý?

- O da olur!

- Öyleyse anlaþtýk.

- Evet, anlaþtýk.

Kaab haini böylece kendisine gelmesi için Ýbn-i Mesleme'ye zaman tayin etti.

Muhammed b. Meslem (r.a) bir gece Kaab'a geldi. Kale kapýsýndan seslendi.

Yanýnda Kaab'ýn sütkardeþi Ebu Naile vardý. Kaab bunlarý kale içine davet etti ve misafirleri karþýlamak için onlarýn yanýna indi. Kaab lanetlisinin karýsý çýkýþtý: - Bu saatte nereye çýkýyorsun, a adam?

Kaab öfkeyle haykýrdý:

- Sen sus a kadýn! Bu seslenen Muhammed bin Mesleme ile kardeþim Ebu Naile'dir.

Kadýn:

- Emin ol, dedi; ben bir ses iþittim ki ondan kan damlýyor (þer seziliyor)!

Kaab yine karþýlýk verdi:

- O benim kardeþim Muhammed bin Mesleme ile sütkardeþim Ebu Naile'dir. Hem kerim olan bir genç geceleyin kýlýç darbesine çaðrýlsa bile o çaðrýya muhakkak icabet eder.

Ve yanlarýna indi.

Muhammed bin Mesleme, kendisiyle beraber iki kiþiyi de kaleye soktu.

Bir rivayete göre bunlar, Ebu Abs bin Cebr, Haris bin Evs ve Abbad bin Biþr'dir.

Muhammed bin Mesleme bu arkadaþlarýna (önce) þöyle demiþ:

- Kaab gelince ben onun baþýný tutup saçýný koklarým. Siz benim Kaab'ýn baþýný sýkýca yakaladýðýmý görünce hemen kýlýçlarýnýzý çekip Kaab'ý vurunuz.

Lanetli kâfir Kaab bin Eþref, süslü püslü elbiseleriyle ve etrafýna kokular saçarak misafirlerin yanýna indi. Muhammed bin Mesleme:

- (Aman, dedi; bu ne güzel koku)! Bugünkü gibi güzel koku ömrümde duymadým!

Kaab:

- Ya, dedi; ne sanýyorsun? Arabýn en asil ve en güzel kokulu kadýnlarý sinemde yaþýyor.

Muhammed bin Mesleme'nin gözleri ýþýk ýþýk yandý ve sevinçle atýldý:

- Baþýný, saçýný koklamama müsaade eder misin?

- Evet, ederim!

- Güzel! Gel seni doya doya koklayayým.

Ve kokladý. Sonra arkadaþlarýna da koklattý, sonra:

- Bana, dedi; bir daha koklamaya müsaade eder misin?

Kaab:

- Elbette, dedi.

Bu defa þanlý sahabi Muhammed bin Mesleme Kaab'ýn baþýný sým sýký yakaladý ve arkadaþlarýna haykýrdý:

- Haydi, kýlýçlarýnýzla þunun kafasýný koparýnýz!..

Kýlýçlar birden pýrýldadý ve lanetli kâfirin vücuduna girip çýktý. Kaab'ýn feryadý gökleri tuttu ve kale duvarlarý içinde yankýlar yaptý. Ve caný cehennemi boyladý.

Ve güzel bir tertiple Peygamber düþmanýný öldüren sahabiler yola revan olup geldiler. Kâinatýn Efendisi, onlarýn döndüðü saatte namaz kýlýyorlardý. Tekbir seslerinden zaferle döndüklerini anladýlar ve tebessüm buyurdular...

Kategori: EFENDÝMÝZÝN GAZALARI
Adres: http://www.alemlererahmet.net/read.php?id=170