BEDÝR GAZASI


Dört ismiyle,

Büyük Bedir, Koca Bedir, Ýkinci Bedir, Kanlý Bedir... Ýslam'ýn küfre karþý ilk büyük harbi ve Ýslam kýlýcýnýn büyük örsü Bedir...

Mekke taraflarýnda meþhur bir köy ve orada bir kuyu... Bedir...

Ýman kanýndan sýyrýlýp çekilen bu kýlýç, Bedir gazasýnda dövüldü ve sonra bütün insanlýða, ucunda ebedi þifayý taþýdý...

Yemen'den tutun da ta Bizans'a, Hindistan'dan, Ýspanya'ya kadar üç kýtayý þah damarlarýndan birbirine diken Ýslam kýlýcý, ilk defa Bedir gazasýnda ateþe girdi, dövüldü ve ebedi hareket suyunu orada içerek elmaslaþtý...

HAREKET (MÝLADÝ 624)

Baþta Allah'ýn Alemlere Rahmet, Nur ve en büyük kurtarýcý olarak gönderdiði Resulü, etrafýnda halka halka sahabe,

Ramazanýn on ikinci günü Medine'den hareket ettiler....

Hepsi 300 kiþi veya biraz fazla... Cengâver 3 at, 70 deve... Cengâverlerin çoðu Ensar'dan.

Allah'ýn Resulü Bedir seriyesine çýkarken yaþlarýný küçük gördüðü gençleri geri çevirdiler. Düþmanla çarpýþamayacak kadar küçük olanlar ve geriye çevrilenler arasýnda þunlar vardý:

1- Abdullah b. Ömer,

2- Usame b. Zeyd, (evlat makamýnda)

3- Rafi' b. Hadic,

4- Bera' b. Azib,

5- Üseyb b. Zuheyr,

6- Zeyd b. Erkam,

7- Zeyd b. Sabit,

8- Ümeyr b. Ebi Vakkas...

Sa'd b. Ebi Vakkas Hazretlerinden nakil: Allah'ýn Resulü, küçüklerimizi geri çevirmemizden biraz önce, kardeþim Umeyr b. Ebi Vakkas'ý, göze görünmemeye çalýþýrken gördüm ve dedim:

- Kardeþim! Sana ne oldu?

Umeyr atýldý:

- Allah Resulünün beni küçük görüp geri çevirmesinden korkuyorum! Hâlbuki ben, sefere çýkmayý arzuluyor, Allah'ýn, bana þehitlik nasip etmesini umuyorum!

Kendisi, Ýnsanlýðýn Efendisine arz edilince, onu küçük görüp emir buyurdular:

- Sen, geri dön (ya Umeyr!)

O an Umeyr'in gözleri yaþlarla doldu ve hýçkýrýklarýný tutamadý. Bunun üzerine Allah'ýn Resulü ona müsaade ettiler... Bu defa da, Umeyr sevincinden uçacak gibi oldu...

Umeyr'in kýlýcý uzun, kendisi boysuz olduðu için, kýlýcýný baðlayamamýþ, ben baðlamýþtým... 16 yaþýndaki küçük mücahit Bedir ordusunun içine karýþtý ve Bedir'de gerçek hayata geçti...

Kâinatýn Efendisinin mücahidler hakkýnda dualarý:

"Allah'ým! Onlar, yaya ve yalýn ayaktýrlar. Sen, onlara binecek hayvan ver! Allah'ým! Onlar, açýk ve çýplaktýrlar. Sen, onlarý giyindir! Allah'ým. Onlar, açtýrlar. Sen onlarý doyur! Fakirdirler. Sen, onlarý fazl- u Kereminle zengin et!"

Ve peygamber ordusu billuri bir ýrmak gibi Bedir istikametine doðru akýþa baþladý...

Gaye, Kureyþ ulusu Ebu Süfyan kumandasýnda Suriye'den gelmekte olduðu haber alýnan zengin Kureyþ kervanýný basmak... Büyük bir harp kopacaðýndan ve büyük bir çýðýr açýlacaðýndan belki kimsenin haberi yok.

Ebu Süfyan, Allah Resulünün hareketini haber aldý.

Hemen Mekke'ye dörtnala bir adam saldý:

- Müslümanlar üzerimize geliyor... Yetiþin!

Mekke'de bir kaynaþma... Az bir zaman içinde, zýrhlý, tulgalý, tepeden týrnaða silahlý bin kiþi toplandý... Gelin gibi telli pullu atlar üstünde, Bedir köyüne doðru son hýzla atýlýþ... Küfür safýnda 100 at, 700 deve, 1000 den fazla cenkçi... Evet; 3 at, 70 deve, 300 inanmýþ insana karþý, bütün bunlar... Peygamber kafilesi henüz Revha dolaylarýnda. Dalga dalga bir haber:

- Bütün Mekke, binden fazla cengâver, kervanýn imdadýna geliyor. Yetiþmek üzereler... Kervan da sahil yolundan kaçýyor...

Kâinatýn Tacý sahabilerini çevrelediler:

- Ýþte apaçýk vaziyet! Ne dersiniz? Allah iki nimetten birinin bizim olduðunu haber verdi. Ya kervan, ya Kureyþ ordusu....

Sýddýk- ý Ekber'den bir güzel fikir... Hz. Ömer'den de bir güzel fikir.

Kanýnýn her zerresinde bir volkan yatan Mikdad Hazretleri en taþkýn bir vecd için de ileri atýldý ve:

- Ey Allah'ýn Resulü, dedi; Rabbin sana ne emrettiyse onun üzerinde ol! Vallahi biz sana, Yahudilerin Musa Aleyhisselama dediði gibi:

- "Ey Musa, o zalimler orada iken biz hiçbir zaman oraya giremeyiz. Artýk sen ve Rabbin beraber gelinde ikiniz harp edin; Biz, mutlaka burada oturucularýz." (Maide Suresi / 24)

diye bir söz söyleyecek deðiliz! Biz, bu bedende can taþýdýkça senin izindeyiz!

Nihayetsiz olan mülkün seyyidi ve Kevser havuzunun sahibi Cenab- ý Mustafa, mukaddes ellerini kaldýrýp Mikdad Hazretlerine dua etti. Ve sahabilere dönüp buyurdu:

- Ey insanlar!

Bir lahza durdular. Sahabiler topluluðuna bu türlü hitap ediþleri, Medineli "Ensar" zümresini hedef almaktý...

Ensar büyüklerinden Saad bin Muaz (r.a) bunu anladý ve atýldý.

- Ey Allah'ýn Resulü! "Ýnsanlar" diye hitabýnda ve bizi zümreleyiþinden anlýyoruz ki, hitabýn topyekûn hepimize... Amma buradaki çokluk Ensar olduðuna göre bize... Bizi, ismimizi anmadan vazifeye çaðýrýyor, hazýr olun ve ahdinize vefa gösterin, demek istiyorsun, öyle mi?

- Evet, ey Saad, hitabým "Ensar" topluluðunadýr!..

Medineli sahabiler Akabe'de biat ettikleri zaman þöyle demiþlerdi:

- Ey Allah'ýn Resulü! Biz þimdi sana yardým edemeyiz! Fakat gelir aramýza katýlýrsan, o zaman sana yardým, üzerimize vacip olacaktýr. O zaman seni, nefislerimizi, kadýnlarýmýzý, çocuklarýmýzý koruduðumuz gibi koruyacaðýz!.. Ýþte Allah Sevgilisi de bu ahdi hatýrlatýyordu... Þanlý sahabi ve yüce gönüllü din eri Saad (r.a) saadetle haykýrdý:

- Öyleyse ey Allah'ýn Resulü! Biz bütün gönlümüzle sana iman ettik. Seni doðruladýk, getirdiðin her þeyin Allah'tan ve hak olduðuna inandýk... Senin muradýn neyse bizimki de o... Sen, bir yakasýndan girip öbür yakasýndan çýkacaðýz diye deryaya atýlsan, biz de arkandan atlarýz...

Biz düþmandan korkan ve kaçan bir topluluk deðiliz. Cenk günü sabýr ve tevekkül göstericileriz. Umarýz ki, muradýna eriþesin. Al bizi istediðin tarafa sür!..

Þu muazzez sahabideki imana bakýnýz... Bir yanardað gibi fokur fokur iman kaynýyor...

Kâinatýn Efendisinin mukaddes yüzlerinde Cennet tebessümleri... Buyurdular:

- Yürüyün ve Allah'ýn lütfuyla þad olun! Ýþte, Kureyþ'in tek tek düþüp uzanacaklarý noktalarý görüyorum!

Ve mübarek elleriyle o noktalarý birer birer gösterdiler...

Var oluþun hikmeti, ölümsüzlük rehberi, gerçek hayatýn kurucusu, yýkýlmaz çatýnýn mimarý Cenab- ý Peygamber, Kureyþ kervanýný deðil, ordusunu seçmiþlerdi...

Ýstikamet Bedir, ileri!

Bütün sahabiler can- ý gönülden bu fikre baþ eðdi...

Kategori: EFENDÝMÝZÝN GAZALARI
Adres: http://www.alemlererahmet.net/read.php?id=155