|
Nebiler Nebisinin öteler ve yükseklikler âlemine ait Miracý deðil bu; o has ismiyle tek ve mutlak Miraç... O, akýllarý kamaþtýran, imanlarý coþturan, kelimeye, ifadeye sýðmaz bir mucize... Bir de yüce Allah'ýn her mü'min kuluna, her iman sahibine açýk býraktýðý bir yol var ki: O da Allah'a ermenin yolu... Kýsaca ifade edecek olursak, erenlerin, nurlu yolu... Tasavvuf! Hem öyle bir yol ki, nice mana erleri bu yolda yürümüþ ve nur denizinin hakikat sahiline ermiþtir. Bu yolda kimler yok ki: Sýddýk-i Ekberle baþlayýp en son veliye kadar gelip geçen binlerce mürþid-i kâmil ve nice namsýz niþansýz Allah dostu... Þunu da tespit edelim: Önce iman, iman olmadýkça hiçbir oluþ yok... Sonra þeriat, sonra tarikat... Peþinden hakikat ve marifet... Tek kelimesiyle tasavvuf dediðimiz güneþ yol... Günümüzde gönlü kan yuvasý haline gelmiþ nice irfan öksüzleri var ki, tasavvufun dine sonradan girdiðini sanýrlar. Neredeyse güneþ ýþýðýný aydan alýyor diyecekler... Kargalarýn güneþe bakýþý gibi bir þey... Ýþin gerçek yönü öyle mi? Gerçek þu: Þeriat, O'nun, Allah Resulünün zahiri, tasavvuf da batýnýdýr. Biri, içinde nur cümbüþü kopan, perdeleri kapalý billur sarayýn dýþý, öbürü de içi ve ziyafet sofrasý... Bu sofradan yiyebilene ne mutlu!.. Allah'ýn Resulü bu yolu Sevr maðarasýnda açtý ve ilk batýn istikametini Hazret-i Ebu Bekir'e gösterdi... Sýddýk-i Ekber'i karþýsýna aldý, dizleri üstü oturttu, gözlerini yumdurdu ve kendisine gizli zikri talim etti: - Ya Eba Bekir! Dilini damaðýna yapýþtýr, hiç hareket ettirme, bütün canýný kalbinde topla ve onu içinden gizlice haykýr:
- ALLAH, ALLAH, ALLAH!.. Ve Hazret-i Ebu Bekir haykýrdý: - Allah, Allah, Allah... Her dalýndan binlerce kol ve budak fýþkýrmýþ olan ve binlerce hakikat meyvesi vermiþ bulunan erenler aðacý ta o vakit dikilmiþti. Hazret-i Ebu Bekir (r.a) geçidinden Allah Sevgilisinin ruhaniyetine varan yolun, hiç bozulmadan ta o günden bugüne kadar gelmiþ bir mektebi vardýr... "Altýn silsile" Ýþte, tek avizesindeki tek mumda binlerce güneþler pýrýldayan, Allah Resulüne ait batýn sarayý yolu, kapkaranlýk Sevr maðarasýnda açýldý... Hem öyle açýldý ki, ucu Çin'den Maçin'e kadar uzadý ve nice inci sultanlar bu yola baþ koydu. Kategori: EFENDÝMÝZÝN HÝCRETÝ |