logo

logo

EFENDİMİZİN PEYGAMBERLİK YILLARI

BİR TECRÜBE

Rivayet edildiğine göre peygamber zevcesi büyük ve temiz Hatice (r.a.) Allah'ın Resulü'ne dediler ki:

- Ey amcamın oğlu! Sana vahiy getiren melek yanına geldiği zaman bana haber verir misin?

- Olur, ya Hatice!

Allah'ın vahyini taşıyan Cibril geldiğinde, Nebiyyi Muhterem:

- Ey Hatice, dediler; işte Cebrail geldi!..

- Ey amcamın oğlu! Öyleyse gel, sol uyluğuma otur...

- Pekala!..

- Şimdi onu görüyor musun?

- Evet!..

- Gel kucağıma otur.

- Pekala!..

- Yine onu görüyor musun?

- Evet!..

Bunun üzerine ulvi ve fedakâr kadın Hz. Hatice (r.a.) elbisesini biraz sıyırdı ve başının örtüsünü attı:

- Onu hala görüyor musun? Dedi

Allah'ın Resulü:

- Hayır!.. dediler!..

Hatice-i Kübra şevkle sesini yükseltti:

- Ey amcamın oğlu! Sebat et, vallahi, o bir melektir; şeytan değildir...

Allah'ın Resulü en sıcak alakayı muazzez zevcesinden duydu, bütün sıkıntılarını, dertlerini onunla paylaştı.

Hazret-i Hatice, ferdiyetini, sevdiği mukaddes insanın şahsiyet ve ferdiyeti içinde eritip kaybetti... Hep O'nunla ağladı, hep O'nunla güldü. O'nun arzusunu, O'nun fikrini baş tacı etti ve böylece saadet burcuna kondu, ebediyetin altın sabahına onu severek erdi...