EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MİRACI
PEYGAMBER (S.A.V) İN ŞEREFLİ MİRACI
Nice hak sevdalıları ve nice peygamber âşıkları asırlardır bu ulvi geceyi destan destan anlatmaya çalışmışlardır. Nice şairler yanık ve içli mısralarıyla gönülleri billuri bir ırmak gibi çağlatmışlardır.
Şeyh Galib de Hüsn ü Aşk isimli eserinde Mirac mucizesini coşkun bir aşkla anlatmaktadır. Şimdi onun gönül denizinden hikmet incilerini hep beraber okuyalım:
Bir şeb ki sara-yı Ümmehani
Amma ki ne şeb emini- rahmet
Olmuşdu o mahın asümanı.
Şeyhu'l- harem-i harim-i hazret.
(Ümmühani'nin evi o gece o ayın göğü olmuştu. O gece rahmetten emin olunan ve Kâbe'nin sahibi, Allah'ın sırdaşı olduğu geceydi.)
Manend-i Bilal-i Sahip-İrfan
(Gece, irfan sahibi Bilal gibi siyah bir nur içinde iman nuru idi.)
Nur-ı siyeh içre nur-ı iman.
Eserleri şerefli olan o gece, sanki ışığı apaçık olan Veysel Karani idi. Bunlar ayağının toprağına yüz sürmeye geldiler; ululuklar katının davetlisi idiler.
O gece için felek nice bin sabahı kurban etmiştir. O nurla akşam ab-ı hayat gibi siyah renkli ve yeşil dalgadadır.
İnsanlığın baharı bulutlanıp ilahi bahçe fışkırdı.
Hızır'ın çeşmesi ortaya çıktı ve ebedi ruhlara su verdi.
Karanlıklar gayb perdelerini açtı ve Güneş, Ay'a muhakkak ki bir sır söyledi.
Güneş Ay'a kendisini göstersin dedi. Nurlar, gizli karanlıklara girdi.
Sanki hayret Nil'i, vuslat Mısır'ı hayat bulsun diye coştu.
Siyah nokta yayıldı ve içinde Miraç gecesi sır oldu.
Kâinat nurlar dolu, nihayet sabah erişti.


