EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MEKKE DÖNEMİ
BİRBİRİ ARDINCA GELEN AYETLER
Kuru kafalı küfür delisinin öbür oğlu Uteybe ise babasını tatmin etmek hususunda, kardeşi Utbe' den daha ileri gitmek istedi.
Şenaat müsabakasında tek ve birinci...
Peygamber kızını boşamak emrini alır almaz doğru Allah Resulünün huzuruna çıkarak edepsizlikte en ileri bir lisanla haykırdı:
- Ben senin dinini inkâr edenlerdenim ve seni sevmem. Sen de beni sevmezsin! İşte bunun için kızını boşadım!..
Kuduruk kâfir bununla da kalsa iyi... Kâinatın Tacı'nın üzerine bir sırtlan gibi saldırdı, yakasına yapıştı; O'nun, Allah sevgisine ayna olan, gülden daha nazik ve çiçekten daha güzel yüzüne tükürdü...
Bugüne değin ne yer, ne gök, ne ins, ne cin böyle şenaat görmedi...
Âlemlerin Efendisi bu hadiseden fevkalade müteessir oldu ve ellerini Allah'ın hacet kapısına açıp Uteybe'nin cezalandırılması için Allah'a dua etti...
Zalim ve hain Uteybe, babası Ebu Leheb' le birlikte Peygamber kızını boşadıktan sonra çıktığı Şam seferinde cezasını buldu... Çölde bir canavar Uteybe kâfirinin karşısına çıktı. Onu parçaladı, vücudunu lime lime etti, beynini kumlara döktü...
Cenab-ı Peygambere hakaret etmenin dünyadaki cezası... Ötelerde kim bilir daha ne cezalar çekecek...
Kuduruk kâfirler Allah'ın Resulüne neler neler yapmadılar ki... O varlığın sebebi olan Cenab-ı Mustafa (s.a.v) neler çekmedi ki... Lakin mukaddes yolundan bir nefes olsun dönmedi, küfür ve vahdet zindanında körleşen insanlığı Allah yoluna şanla şerefle davet etti... Bu ilahi davete icabet edenler olduğu gibi, karşı duranlar da vardı. Ve bunların başında Ebu Cehil geliyordu...
Peygamber amcası Hz. Abbas (r.a) anlatıyor:
- Bir gün, Mescid-i Haram'da idim. Oraya Ebu Cehil geldi ve dedi: (Andolsun ki, secdede görürsem, Muhammedin boynuna basacak ve başını yere sürteceğim!) O sırada, Allah'ın Resulü geldi. Bunu, ona haber verdim. Son derece kızdı ve Mescid-i Haram'a kapısından girmeyi beklemeyerek, hemen duvardan atlayıp girdi... İrkildim ve dedim:
- Eyvah! Bu uğursuz günü kendisine açtı!..
Allah'ın Resulü, Alak süresini sonuna kadar okudu ve secdeye vardı... Ebu Cehil'e seslendiler:
- Ey Ebü'l-Hakem! İşte secde etti...
Ebu Cehil yerinden fırladı ve Allah Resulüne doğru ilerledi, aynı anda da korkuyla geri döndü:
Müşrikler hayretten dona kaldılar ve dediler:
- Ne var, ne oldu böyle?
Ebu Cehil karşılık verdi:
- Benim gördüğümü siz görmüyor musunuz? Onunla benim arama ateşten bir uçurum açıldı!..


