logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MEDİNE DÖNEMİ

SOFFA SAHABELERİ

Peygamber Mescidi'nin bitişiğinde de birkaç ev yapıldı. Onlar da kerpiçten ve tavanları hurma dalından... Bu evlerden bir ikisini teker teker zevcelerine ayırdılar ve her birinden mescide kapı açtırdılar. Bütün bunlar nihayete erince, Allah'ın Sevgilisi Eba Eyyub'un evini bırakıp bu evlere geldiler... Ve bu fani âlemden gerçek hayata geçinceye kadar bu evlerde kaldılar...

Zeyd bin Harise ile yeni azadlı Ebu Rafi'i, Mekke'ye göndermişlerdi. Onlar, Peygamber kızları Fatıma'yı, Zehra'yı, Ümmü Gülsüm'ü, Peygamber zevcesi Sevde'yi, Zeyd'in oğlu Üsame'yi ve Peygamber dadısı Ümmü Eymen'i alıp nur şehri Medine'ye getirdiler.

Sıddık-ı Ekber'in oğlu Abdullah da, babasının yakınlarını toplayıp beraberce geldi...

Mescid-i Saadet'in çevresindeki evler ve hücreler manzumesinden biri de muazzez sahabelerin fakirlerine verildi. Kendilerini topyekûn İslam'a adamış bu büyük iman kahramanlarının hiçbir geçim imkânı yoktu... Sadece iman ve aşktan başka tek sermayeleri bulunmayan bu fedakâr müminler orada barınıyorlardı...

Bu yerin adı soffa... Oradaki bahtiyar insanların adı da suffa sahabileri... Gece olunca Allah'ın Resulü onları zengin sahabilere dağıtırdı. Her biri bir tarafta karnını doyuruyordu. Bir kısmını da Allah'ın Resulü misafir ederdi... Bu iman kahramanlarının işleri güçleri ibadet, gözyaşı, tefekkür ve vecd... Ve İslamı nokta nokta yudumlayış...

Sahih-i Buhari'den Ebu Hureyre (r.a.) Hazretlerine bağlı nakil:

- Vallahi, ben soffa sahabelerinden 70 kişi gördüm ki, hiç birinin elbisesi yoktu. Ya eteği vardı, yahut boynuna bağlı sadece bir örtüsü... Bu örtüler, kiminin topuğuna kadar iner, kiminin de diz kapağını biraz aşardı. Örtülerini elleriyle kavuştururlar ve açılır diye korkarlardı...