logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MEDİNE DÖNEMİ

ALLAH RESULÜNÜN İLK TAVSİYELERİ

Sahabelerden Abdullah bin Selam anlatıyor:

Allah'ın Resulü Medine'ye geldiği zaman halk, bölük bölük ona koştu. Allah'ın Resulü geldi ,denilince O'nu görmek için ben de halk arasına karıştım.Nebiyyi Muhteremin yüzünü görünce anladım ki,O'nun yüzü,yalancı yüzü değildir.Ondan ilk işittiğim söz:

- Ey insanlar! Selamı, selamlaşmayı yayınız!
- Yemek yediriniz Akrabalık gözetiniz.
- Halk uyurken, siz namaz kılınız! Selametle cennete gidersiniz!

Varlığın sebebi olan Peygamber Eba Eyyub'un evinde yedi ay kaldılar. O güne değin namaz vakti nerede bulunurlarsa sahabeleriyle beraber oracıkta namazlarını eda ederlerdi. O sıralarda bir gün mescitlerini yapmayı murat ettiler.

Beni Neccar'lardan develerinin ilk çöktüğü nokta olarak Peygamber Mescidi'nin yerini, bedeli karşılığında istediler.

O gönlü duru müminler, şu cevabı verdiler:

"Parayla satmayız, hak rızası için veririz!"

Allah'ın Sevgilisi bu bağışı kabul etmediler ve Hz. Ebu Bekir'in kesesinden on altın karşılığı o yeri aldılar... Böylece Peygamber Mescidi'nin inşası başlamış oldu...

Muazzez sahabelerden Enes bin Malik der ki:

"Mescid yerinin bir miktarı hurmalıktı, bir kısmı da harabe. Ayrıca bir tarafı da kafir mezarlığı... Allah Resulünün emriyle hurmalar kesildi, viranelik düzeltildi. Mezarlar da boşaltılıp kemikleri uzaklaştırıldı... Ondan sonra yine Peygamber emriyle kerpiç kesildi ve Peygamber Mescidi'nin inşasına başlandı. Mescidin direkleri ve çevresi hurma ağaçlarından yapıldı. Bütün işi Müslümanlar gördü. Sahabeler kerpiç ve odun taşıdı. Ammar iki kerpiç taşıyordu. Biri kendisi, öbürü de Kâinatın Efendisi için..."

Bu hali gören cihan Peygamberi hayal üstü bir gülümseyişiyle Ammar Hazretlerine buyurdular:

"Başkalarına bir, sana iki sevap var... Senin dünyadan nasibin bir içim süt olsa ve seni isyancılar öldürse gerek..."

Gönlü billurlardan daha duru olan yüce sahabi bu müjdeyi alınca büsbütün çoştu ve şevkle gidip gelmeye başladı.

Allah Resulünün, Hz Ammar'ın öldürüleceğinden haber vermesi, sahabeler için şehitlikten daha aziz bir şey olmadığı içindi ve bu, müjdelerin en tatlısıydı. Âlemin Fahri gayb aşina gözlerle öteler âlemini görmüşler ve Ammar Hazretlerinin geleceğini bildirmişlerdi. Nitekim haber ayniyle zuhura geldi ve büyük sahabe, Allah ve Resulünden sonra İmam-ı Ali'nin hilafetinde zalimler elinde şehit oldu...

Allah Resulü kendileri de bizzat malzeme taşıdılar. Ve mukaddes dudaklarından dökülen şu beyitlerle sahabelerini şevke getirdiler...

"Ey Rabbimiz! Yüklenip taşıdığımız şu balçıktan dizilmiş ham kerpiç yükü Hayber (in hurma ve üzüm mahsullerinin nefis)hamulesinden daha hayırlıdır ve daha temizdir. Şüphesiz ki hayır menfaat ahiret ecri sevabıdır. Rabbim! Sen, Ensar ve Muhacirlere merhamet buyur!".

12