logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MEDİNE DÖNEMİ

GÜZELLİKLERİ

O ki, varlığın bir tanesi ve Allah'ın Sevgilisi. O ki, güzellik cihanın eşsiz sultanı. O'nun güzelliği âleme öyle bir ışık saldı ki can Yusuf'u Mısır'a sultan oldu. O'nu hilm âlemi Sıddik (r.a) şu mısralarla anlattı:

"Mustafa, hayra davet eden bir emin idi, ayın on dördü gibi karanlığı aydınlatırdı."

Süleyman Çelebi şu mısrayı haykırdı:

- Bir acep nur kim güneş pervanesi.

Amcası Ebu Talib de şöyle dedi:

- Öyle beyaz bir yüz ki, o yüzün suyu hürmetine bulutlardan yağmur istenir. Öyle bir kerem sahibi ki, yetimler onun eline bakar, dullar ve yoksullar ona güvenir.

Muazzez sahabilerden ve Peygamberin bağrı yanık âşıklarından Enes bin Malik (r.a) onu anlatırken şu hakikati dile getirdi:

- Allah'ın Resulü (selam üzerine olsun), nur saçan beyaz renkte idi. Onun teri (duruluk ve beyazlıkta) inci gibi idi.

Yürüdüğü zaman yürüyüş istikametine biraz eğilip meyl ederdi. Ben Kâinatın Efendisinin elinden daha yumuşak olan ne bir dibaca, ne de bir ipeğe yapışmadım. Yine ben ömrümde Resulüllah'dan daha güzel kokan ne bir misk ve ne de bir anber koklamadım!

Yine Enes Hazretlerinden:

- Ben Resulüllah'ın kokusundan daha güzel kokan ne bir anber, ne bir misk ve ne de herhangi bir koku koklamadım. Ve yine ben Allah Sevgilisi'nin dokunması kadar yumuşak hiçbir şeye ne bir dibaca ve ne de bir ipeğe asla dokunmuş değilim!

Kâinatın Efendisi, insanların en güzel, en çok yüzü nurlu olanı idi. Mübarek yüzü ayın on dördü gibi pırıltılar saçardı.

Taraf taraf nur cümbüşü içinde pırıldayan o mübarek yüze bakmaya doyum olmazdı. Onu gören gözler saadetin zirvesine erişirdi. Onun nuru bütün gönülleri aydınlatırdı. Cihan günleri onun cemalinden daha güzel bir yüz görmemişti.

Resulümüz, Efendimiz, Müjdecimiz bizzat buyuruyorlar:

"İnsanlar içinde Âdem aleyhisselama en çok benzeyen benim. Gerek ahlak ve gerek yaradılış bakımından da bana en çok benzeyen İbrahim aleyhisselamdır!.."

123456