logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MEDİNE DÖNEMİ

GÜZELLİKLERİ

O'nun hakikatini, güzelliğini anlamak ve anlatmak insan diline nasip olmamıştır.

O güneşin parıltısı, bütün varlığın icadına başlangıçtır, hakikatine sebeptir.

Peygamber şairi Hassan bin Sabit (r.a):

"Ben sözlerimle hâşâ ki Hazreti Muhammedi övmüş olayım. Ancak onu sena etmekle sözlerimi kıymetlendirip, değerlendirdim." Diyor.

O varlık güzelini ve Allah Sevgilisini ancak görenlerden dinlemek icap eder. Onlar da gördükleri kadar anlatabilmektedirler:

"Gözüm senden güzelini görmedi. Analar senden daha güzelini doğurmuş değildir. Her türlü ayıptan, noksandan temiz olarak yaratılmış bulunuyorsun. Sanki istediğin gibi yaratıldın."

Derinlik ve incelik madeni, iffet ve ismet sadefi Hazret-i Aişe (r.a) demiştir ki:

- Züleyha'yı kınayıp da, Hazret-i Yusuf'u görünce ellerini kesen kadınlar, eğer Cenab-ı Muhammed Mustafa'nın nur cemalini görselerdi ellerinin yerine kalplerini keserlerdi.

Bir şair de:

- Senin hüsn-ü cemalinden her nerde söz açılırsa, Hazret-i Yusuf'un güzelliği efsaneden ibaret kalır, ey Allah'ın Resulü! Demiştir.

Nihayetsiz olan Mülkün Seyyidi ve Kevser Havuzunun sahibi Cenab-ı Mustafa (s.av) nın mukaddes eli bir çocuğun başını sıvasa, o baş, insanı bayıltan, çıldırtan bir rayiha bahçesi olurdu. Güzel koku, O'nun için yaratıldı. Cihanda hayat mumunu o yaktı. Cennetten gül toplayan o mübarek eller her değdiği noktaya can bahşederdi.

Enes bin Malik (r.a):

Allah'ın Resulü (selam üzerine olsun), Ümmü Süleym'in evine girer ve orada gündüz uykusuna yatardı. Nebiyyi Ekrem bir gün yine geldi ve onun (yani annemin) döşeği üzerinde gündüz uykusuna yattı. Anneme haber verildi:

- Ne duruyorsun? İşte Peygamber senin evinde, senin döşeğin üzerinde uykuya daldı.

Ümmü Süleym nefes nefese geldi. Allah'ın Sevgilisi yıldız yıldız terlemişti. Teri döşeğin üstünde bulunan bir deri parçası üzerine toplanmış (elmas elmas) duruyordu.

Ümmü Süleym, kıymetli eşyalarını koyduğu küçük sandığı açtı, müteakiben bir bez parçasına bu birikmiş teri içirip almaya ve sonra da cam veya sırçadan yapılmış kapları içine sıkmaya başladı. Derken Allah'ın Sevgilisi uyandı ve sordu:

- Ne yapıyorsun ya Ümmü Süleym?

123456