logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN HİCRETİ

MURAD GEMİSİ SAADET RIHTIMINA DOĞRU GİDİYOR

Çile bir ateşten gömlek... Fakat İslam denizi yükseldikçe yükseliyor... Kureyş müşrikleri muhasaradan da bir şey çıkaramadılar. Kabe'ye astıkları ahitname, alnına "Yaşıyor!" diye bir yafta asılmış mumyadan farksız... Netice, sıfır...

Küfrün köleleri, bu kağıda benzer şeyi gözden geçirmek üzere Kabe'nin yolunu tuttular...

Arkalarından, Nebiyi Muhterem buyurdu:

- O şeyin üstüne ne yazılmışsa, Allah'ın isminden başka her kelimesini güveler yedi!..

Vardılar, baktılar, gördüler...

Aynen Cenab-ı Risaletpenah'ın dediği gibi... Kağıda benzer şey didik didik... Kalbura dönmüş... Üstünde sadece "Allah" kelimesi... Başka ne bir harf, ne bir çizgi, ne bir nokta, ne de bir işaret...

Çarpık suratlar ve kan yuvası gözlerle donup kaldılar.

Artık her şeyleriyle iflastalar...

İslam cereyanını kesmenin ve yükselen iman denizini durdurmanın imkanı yok...

Ne diyelim? Ne diyelim?

Allah'ın mühürlediği kalpleri hiçbir anahtar açmıyor...

EBU TALİB ÖLÜM DÖŞEĞİNDE

Sene 620. levlak levlak hitabının mazharı ve iki cihan güneşi Cenab-ı Ahmed'in yaşları 40 yıl, 8 ay, 11 gün...

Amcaları Ebu Talib ölüm döşeğinde upuzun yatıyor. Yaşı seksen yedi...

Bütün ömrünce şevkat ve himaye kanatlarını Allah Resulünün üzerinden eksiltmeyen, islamiyete asla düşman olmayan, hatta onu benimsemenin son haddine kadar varan, fakat orada kalkıp kalan ihtiyar,dalgın ve bitkin yatıyor...

Allah'ın Resulü, bu soylu ve Âli Cenab ihtiyara şevkat nazariyle bakıyorlar. Ebu Talib son dakikalarında...

Rahmet Peygamberi ihtiyar amcaya hitap ediyorlar:

- Ey benim amcam! Bir kere şehadet getir de kıyamet gününde sana şefaatçı olayım!

Ebu Talib usul usul gözlerini açtı; sonra doğrulur gibi yaptı ve başını mukaddes yeğenine doğru bıraktı. Dilinden ağır ağır şu kelimeler döküldü:

- Ey kardeşimin oğlu! Seni sevindirmek için şehadet getirirdim, eğer kureyşliler, bak, ölümden korktu da Müslüman oldu diyecek olmasalardı...

Müthiş an...

12