logo

logo

EFENDİMİZİN GENÇLİK ÇAĞI

İNCE YOLLAR

Seyahatler yine devamda... Hazreti Hatice, her seyahatten dönüşte Allah Resulüne bir deve hediye etmekte...

Bu gidiş gelişler, Allah Resulünün ilahi irfanında en ince nakışları çizgilendirir...

İlahi memuriyetini tebliğe başladığı demlerde Allah'ın Resulünü, Arabistan'ın her istikametinden gelen heyetler ziyaret ederek, Bahreyn'den gelen Abdülkays heyetine, Sonsuzluk Nebisi, memleketlerine dair fevkalade hususi sualler soracaktır. O zaman heyet, kainatın tacının bu ince bilgisi karşısında diyecektir ki:

- Sen ey Allah'ın Resulü, bizim memleketimizi bizden iyi biliyorsun! Nasıl oluyor bu?

Allah'ın Resulü şöyle buyuracaktır:

- Ben sizin memleketinizde, bir zamanlar, enine boyuna seyahatlerde bulundum!...

Nice yıl ve nice mevsimler mübarek ayaklarıyla, nice yol çizgileri çektiler.Bu yollarda, bu uzun seyahatlerde kim bilir neler gördüler?

Mukaddes başlarının üstünden doğup batan güneşlerin altında, hep devamlı düşünce ve murakabe içinde yol almakta devam ettiler.

Gayb aşina gözlerle cihanı süzüyorlar, eşya ve hadiselerin en mücerretinden en müşahhasına kadar her şeyi düşünüyorlar... Çakan şimşek, yağan yağmur, yıldız yıldız sema, billur sular, fıkırdayan güneş... Ve her oluşun bağlı olduğu sebeplerin sebebini araştırıyorlar:

- Ya Rabbi, eşyanın hakikatini bana olduğu gibi göster!

Diyerek gece gündüz niyaz ediyorlar...

Öyle derin, öyle ince,

Bu düşünce, bu düşünce...

Yolda, sokakta, evde, yattıkları ve oturdukları her yerde ve her nefeste hep düşündüler...