logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

YAHUDİ VE MÜNAFIK AĞIZLARIN ÜFÜRDÜĞÜ ZEHİR

Allah'ın fermanıyla namaz içinde Mescid-i Haram 'a yönelen harikulâde tecellisi ışık ışık yanarken, evet, böyleyken, hemen Yahudi ve onun gerisinde saklı münafık yılan dilini çıkardı ve zehrini üfledi:

Bu ne demek?.. Kıble değiştirmek de nereden çıktı?

Yahudiler aralarında söyleştiler:

- O, babasının memleketine gönül veriyor! Kabilesini sevindirmek istiyor! İşte bu yüzden Kâbe'yi kıble ediniyor! Eğer bizim kıblemizde kalsaydı, kitaplarımızda geleceği haber verilen peygamber o derdik.

Aziz ve Celil olan Allah şehadet edecektir ki, onlar, Son Peygamberin Kâbe istikametine yöneleceğini kitaplarında görmüşler ve peygamberlerinden duymuşlardı...

Rabbi Rahimimiz buyuruyor:

İnsanlardan bir takım beyinsizler de bunları, bulundukları kıbleden çeviren nedir? diyecekler.

De ki: Doğu da, batı da Allah'ındır. O, kimi dilerse, doğru yola çıkarır. İşte, sizi, böyle doğru bir yola çıkarıp ortada yürüyen bir ümmet kıldı ki siz, bütün insanlar üzerine adâlet numunesi, Hak şahidleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şâhid olsun.

Üzerinde durageldiğin Kıble'yi Kâbe yapışımız da sırf, Peygamberin izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayırt ve belli etmemiz içindir. O, elbette, Allah'ın hidâyet eylediği kimselerden başkasına ağır gelecekti.

Allah, sizin imanınızı zâyi edecek, boşa giderecek değildir. Çünkü, Allah, insanlar hakkında çok esirgeyicidir, merhametlidir.

Biz, senin yüzünü çok kere göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz.

Artık müsterih ol: Seni, hoşnud olacağın bir Kıble'ye döndüreceğiz. Haydi, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir!

Siz de ey müminler! Nerede bulunursanız, yüzünüzü ona doğru çeviriniz!..(Bakara / 142-144)

Mü'minler annesi Hz. Âişe'den:

- Yahudiler, Müslümanlara verilen üç nimeti kıskandıkları kadar hiçbir şeye hased etmezler... Biri, Allah'ın bize Cuma gününü lütfetmesi... Öbürü kıblemizin Kâbe olması... Daha öbürü de, imam arkasında âmin deyişimiz...