Allah evinin anahtarı Osman b. Ebi Talha'nın elinde. Nur-u Cihan, anahtarı Osman'dan istediler:
- Ver onu bana! Osman b. Ebi Talha ileri atıldı ve anahtarı uzatıp: - Emanettir, ey Allah'ın Resulü! Dedi ve anahtarı Peygamberler Peygamberine teslim etti. Anahtar, Allah Sevgilisi'nin mübarek elinde. Osman b. Ebi Talha'nın boynu bükük, yüzünde tırmık tırmık bir acı. Kâinatın Efendisi bu mahcup adama hitap ettiler: - Dediğim oldu mu, ey Osman? Osman mırıldandı: - Evet, ey Allah'ın Resulü! O anda Osman'ın gözünde Mekke ve Kâbe karardı ve eski günler canlandı: Eski, hem de çok eski demlerde, bir gün, Resul-i Ekrem Kâbe'ye girmek istiyorlar. Anahtar yine Osman'da. Osman acı acı gülüyor ve Resuller Serverinin teklifini reddediyor. Allah Resulü şöyle buyuruyorlar: - Osman, bir gün bu anahtarı benim elimde göreceksin! O zaman ben onu dilediğim kimseye teslim edeceğim. Osman'ın cehalet damarları kabarıyor ve kahkahayı basıyor: - O zaman Kureyş'in düşmesi ve alçalması lazım.
- Hayır, Osman: O zaman Kureyş'in yükselmesi ve aziz olması lazım!.. Osman, bu yakıcı, kül edici hatırasından uyandı ve Nebiyyi Muhteremin karşısında utancından eridi. İşte anahtarlar Allah Resulünün elinde. Dilediğine verecek. 12
|