logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

KÂBE'NİN ANAHTARLARI

Allah evinin anahtarı Osman b. Ebi Talha'nın elinde. Nur-u Cihan, anahtarı Osman'dan istediler:

- Ver onu bana!

Osman b. Ebi Talha ileri atıldı ve anahtarı uzatıp:

- Emanettir, ey Allah'ın Resulü! Dedi ve anahtarı Peygamberler Peygamberine teslim etti.

Anahtar, Allah Sevgilisi'nin mübarek elinde.

Osman b. Ebi Talha'nın boynu bükük, yüzünde tırmık tırmık bir acı.

Kâinatın Efendisi bu mahcup adama hitap ettiler:

- Dediğim oldu mu, ey Osman?

Osman mırıldandı:

- Evet, ey Allah'ın Resulü!

O anda Osman'ın gözünde Mekke ve Kâbe karardı ve eski günler canlandı:

Eski, hem de çok eski demlerde, bir gün, Resul-i Ekrem Kâbe'ye girmek istiyorlar. Anahtar yine Osman'da.

Osman acı acı gülüyor ve Resuller Serverinin teklifini reddediyor.

Allah Resulü şöyle buyuruyorlar:

- Osman, bir gün bu anahtarı benim elimde göreceksin! O zaman ben onu dilediğim kimseye teslim edeceğim.

Osman'ın cehalet damarları kabarıyor ve kahkahayı basıyor:

- O zaman Kureyş'in düşmesi ve alçalması lazım.

- Hayır, Osman: O zaman Kureyş'in yükselmesi ve aziz olması lazım!..

Osman, bu yakıcı, kül edici hatırasından uyandı ve Nebiyyi Muhteremin karşısında utancından eridi. İşte anahtarlar Allah Resulünün elinde. Dilediğine verecek.

12