logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HENDEK GAZVESİ

Ahzap veya Hendek gazası. Ahzap, hizipler demek. Bu cenk Allah'ın Sevgilisi'ne karşı, küfrün küme küme, yumak yumak olup hep birden harekete geçme tecrübesi. Bütün varlıklarıyla bir araya gelip son kozlarını oynayacaklar. Küfür, bütün mevcudiyetiyle Müslümanlar üzerine yüklenecek. Bu yüzden harbin bir ismi Ahzap

Hicretin beşinci yılı Şevval ayında.

Bu hadise tamamıyla Yahudi eseri. Allah'ın lanetine uğramış Yahudi, her devirde olduğu gibi, o günlerde de sinsi sinsi çalışıyor, İslam'ı gelişme çığırı olan ikinci devresinde bütün kuvvetleriyle bir araya gelip boğmak istiyor. İman vecdinin tam zıttı dalalet ihtirasıyla bütün kâfirleri ayağa kaldırıyor:

- Birleşelim, önden ve geriden Müslümanların üzerine çullanalım ve onları kökünden kazalım.

İnsanlığın tacı bütün bu plan ve hazırlıklardan anı anına haberli, tedbir düşünüyorlar. Büyük aşk ve vecd adamı Selmani Farisi (r.a.), Allah Resulünün huzuruna çıktı:

- Ey Allah'ın Resulü! Küfrün bu birlik ve hücumuna karşı ilk tedbirimiz müdafaa harbi olmalıdır. Bunun içinde Medine önlerine hendek kazalım.

Benim memleketimde usul budur.

Resuller Serveri bu fikri beğendiler ve hemen hendek kazılmasını emir buyurdular.

Binlerce Sahabe, başlarında Allah'ın Sevgilisi, günlerce hendek kazdılar, taş ve toprak taşıdılar.

Herkesin imdadına yetişen Cenab-ı Mustafa (s.a.v.), hem kazma vuruyor, hem de sahabelerine karşı şu mısraları okuyorlar:

- Ya Rabbi! Dirlik ve yaşamak ahiret dirliğidir, sen Ensarı ve Muhacirleri mağfiret et!...

Sahabiler ise can ve gönülden çağlayıp şöyle karşılık veriyorlar:

- Biz yaşadıkça daima cihad etmek üzere Muhammed'e söz vermiş kişileriz!..

Ve yine ırmak ırmak taşıp şu mısraları okuyorlar:

- Biz o müminleriz ki, İslamda ebedi sebat etmek üzere Muhammed'e söz verdik.

İnsanlığın Efendisi de buna karşı güneş güneş bür tebessümle buyuruyorlar:

- Allah'ım! Hayır ve sebat ancak ahiret saadetidir. Ensar ve Muhacirler hakkında mübarek kıl!

Kazı sürüp giderken mucizeler de birbiri arkasından geldi. Hendek boyunca karşılarına çıkan ve hiçbir tedbirle parçalanamayan koca bir kaya, Allah Resulü'nün bir vuruşuyla toz duman oldu. Ve 10-15 kişilik bir yemeği binlerce kişi yiyip bitiremedi.

Daha nice nice mucizeler...

Göklere doğru fışkıran nur kıvılcımı.

DÜŞMAN

Kazılması yirmi gün süren hendeğin önünde, birdenbire düşman. Fakat en tehlikeli düşman ise Medine çevresinde. Hain Yahudi. Kazılan hendek, karşısında gelen kafirlere engel. Ya arkadaki Yahudi ne olacak?...

Yine müthiş bir imtihan.

Cepheden gelen kâfirler hendeğe kadar yanaştı ve o güne dek hiç rastlamadığı ve rüyada bile görmediği bu engel karşısında şaşırıp kaldı. Hendek boyunca deli gibi at sürdüler, ileri geri koştular ama sızabilecek tek bir nokta bulamadılar. Büsbütün kudurdular.