logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

SÜVEYK GAZVESİ

Hicretin 22.ayı. Zilhicce'nin beşinci Pazar günü oldu.

Cenge sebep şuydu:

Ebu Süfyan, Bedir kılıcından uzak kalıp kaçırdığı kervanın başında Mekke'ye ayak attı... Bedir'den ancak elbisesini kurtarabilip kaçarken nezretmişti ki:

- Asker tertipleyip Müslümanların üzerine varmadıkça karıma yaklaşmamaya ve vücuduma kokular sürmemeye yemin ederim!..

Bu gülünç sözün yerine gelmesi için bir zaman sonra ardına iki yüz atlı takıp Medine önlerine kadar geldi. Ve orada ancak birkaç hurma ağacını yıkabildi ve müdafaasız bir Müslümanı şehid etti. Ve gökleri inletircesine avaz avaz bağırdı:

- İşte ahdım yerine geldi! Ve atını mahmuzlayıp Mekke istikametinde dörtnala uçtu.

Kâinatın Efendisi, Ebu Süfyan'ın ardınca iki yüz süvari ile at koşturdu. Çöller Ebu Süfyan'a dar geldi. Büsbütün hünerini firarda gösterip rüzgâr rüzgâr Mekke'yi boyladı. Daha kolay kaçabilmek için de "Süveyk" denilen yiyeceklerini bırakmak zorunda kaldı. Ve bu gazvenin adı böylece "Süveyk" gazvesi oldu.

Peygamberler Peygamberi ve sahabiler nur yatağı Medine'ye döndüler ve Zilhicce'nin onuncu günü bayram namazını kıldılar ve kurban kesme emrini verdiler.