logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

O SAHADAN GELEN İNİLTİLER

Artık Bedir sahası harikuladelikler yatağıdır. Aradan yıllar ve devirler geçer ve hep harikuladelikler devam eder.

Abdullah ibn-i Ömer (r.a) anlatıyor:

Bedir'den geçiyordum. Bir inilti duydum. Yaklaşıp baktım ki bir insana azap ediyorlardı. Yürüdüm. Arkamdan nida edip beni ismimle çağırdı:

- Ya Abdullah! Düşündüm: beni tanımadığından mı ismimi kullanıyor, yoksa Arap adedince tanımayan her ferde bu isimle hitap edildiği gibi o da aynı şeyimi yapıyor?

Dönüp yanına gittim:

- Ya Abdullah bir yudum su, bir yudum! Diyerek benden su istiyordu.

Ben su vermeye davranır davranmaz ona azap eden kara suratlı adam haykırdı:

- Ya Abdullah! Sakın su vereyim deme! Bu, Allah Resulü'nün Bedir gazasında kırdığı kâfirlerden.

Ve daha nice harikuladelikler, nice akıl ve hayali donduran haller gördüler. Yıllar boyunca Bedir sahasından geçenler, derinlerden, toprağın derinliklerinden, nöbet havası çalan davul sesleri duydular. İslam zaferinin temposunu tutan gizli davul seslerini duydular. Kum denizinin dibinden gelen acayip sesler.

Hakka inanmadın ey şaşkın kâfir
İşte geçtin yerin dibine bir bir!..