logo

logo

ALEMLERİN HÜZÜN YILI

AVDET VE İKİ EMANET

Allah'ın Sevgilisi, topyekûn zaman ve mekânın ve bütün mahlûkatın Peygamberi Mina'daki bu hutbelerinden sonra kurban kesim yerine geldiler. İnsanlar yine dalga dalga eteklerinde.

Kurban edilmek üzere yüz deveden 36 tanesini kendi elleriyle sahabilerine birer ebediyet hatırası olarak hediye ettiler. Zemzem'den su içtiler.

Her noktada hutbe ve nasihat. Hep gayb âleminden haberler veriyorlar. Kâinatın iman beşiği olan Mekke'de dokuz gün kaldıktan sonra yola çıktılar.

Yine bir insan seli arkadan onu takip ediyor. Yolda Humm denilen bir su başında durdular, sahabilerini çevreleyip buyurdular:

- Haberiniz olsun ki ey insanlar! Ben ancak bir beşerim. Rabbimin elçisinin gelmesi ve benim de ona icabet etmekliğim yaklaşıyor (yani vefatım yakındır). Ben size iki ağır emanet bırakıyorum. Bunlardan birincisi Allah'ın Kitabı'dır. Onda mutlak hidayet ve nur vardır. Binaenaleyh sizler Allah'ın Kitabı'nı tutunuz ve ona sımsıkı yapışınız.

Böylece Allah'ın Kitabı'na teşvik edip gönülleri ona rağbet ettirdikten sonra devam buyurdu:

- Diğeri de Ehl-i Beytim'dir. Ben Ehl-i Beytim hakkında sizlere Allah'ı hatırlatıyorum. Ehl-i Beytim hakkında sizlere Allah'ı hatırlatıyorum! Ehl-i Beytim hakkında sizlere Allah'ı hatırlatıyorum!..

Ve Peygamber kervanı Medine istikametinde bir ırmak gibi akıp gitti.

Güneş doğarken nur beldesi ve sıcak insanların yuvası Medine'ye girdiler. Yine mübarek dillerinde tekbir. Yüce Allah'ı zikr, tenzih ve O'na hamdettiler ve sözlerini şöyle noktaladılar:

- Dönüyoruz! Tevbe ettik, ibadet ettik, secde ettik, şükrettik. Allah vaadini yerine getirdi, kuluna yardım etti, küfür hiziplerini bozguna uğrattı...

Medine halkı Cihan Peygamberini istikbal ediyor.