logo

logo

ALEMLERİN HÜZÜN YILI

ALLAH RESULÜNÜN FAZİLETİ

Şanı pek yüce olan Allah, varlığın sebebi olan Cenab-ı Ahmed-i Muhtar (s.a.v.)'ı Kur'an ve öbür semavi kitaplarda Nebilerin dilleriyle birçok isim altında anmıştır.

Daha önce de belirttiğimiz gibi Kainatın Fahri'nin isimlerinin en meşhuru 'MUHAMMED' dir ki, büyük babası Abdülmuttalib tarafından konmuştur.

Allah'ın Sevgilisi, topyekün zaman ve mekanın ve bütün mahlukatın Peygamberi dünyaya geldiği zaman Abdülmuttalib'e sordular:

- Oğlunun adını ne koydun?

- Muhammed koydum!

- Niçin atalarında ve kabilende mevcut olmayan bir ad ile isimlendirdin?

- Bütün dünya ehlinin O'na hamd etmesini istediğim için.

- 'Muhammed'; övülmüş, sevilmiş ve güzelleştirilmiş demektir.

Abdülmuttalib'in böyle söylemesindeki hikmet şuydu ki, bir gece rüyasında, arkasından gümüş zincirler çıkmış ve birinin ucu göğe ermiş gördü. Zincirlerden biri de doğuya ve öbürü batıya ulaşmış. Ondan sonra bu zincirler bir ağaç şekline girmiş ve her birinin yapraklarında nur ışıldamaya başlamıştı. Doğu ve batı halkı da o ağacın dallarına ve budaklarına asılıp kalmışlar.

Abdülmuttalib bu duasını tabircilere anlattı. Tabircilerden şu cevabı aldı:

- Senin evladından öyle biri gelecek ki bütün doğu ve batı insanları ona tabi olacak ve dünya halkı kendisine hamd edecek.

İşte Abdülmuttalib bu sebeple sevgili torunun adını 'Muhammed' koymuştu.

Allah Resulünün annesi Hazreti Amine hatuna da rüyasında ihtar etmişlerdi:

- Sen bu ümmetin efendisine gebe kadın! Doğurduğun zaman adını 'Muhammed' koy.

Buhari ve Müslim nakli Kainatın Fahri buyurdular:

- Benim birkaç ismim vardır:

Ben Muhammed'im, Ahmed'im ve Mani'yim,(mahvedici); Allah küfür ve delaleti benimle mahveder. Ben Haşirim(haşredici); insanlar benim ayağımda haşr olunur. Ve ben akibim(takip edicilerin nihayeti).

Diğer rivayetlere göre Allah'ın Resulü, saydıkları bu beş isimden sonra bir de 'Hatem' ismini (tamamlayıcı) ilave buyurmuşlardır.

'Haşir' ismi, kıyamete kadar yakın zamanda gönderilmiş olmalarından, 'Akib' ismi de peygamberler silsilesini nihayetlendirmiş bulundurmalarından,

Bu saydığımız isimler, Allah Resulünün bütün isimlerini çerçeveleyici değildir. Bu isimlerin hususiyeti, doğrudan doğruya kendilerine ait olmasında ve daha evvel kimseye verilmiş olmamasındandır.

Nebiler Nebisinin isimleri pek çoktur.

Rivayete göre Resul-i Ekrem:

- Benim Kur'an'da yedi ismim vardır, buyurmuşlar ve isimleri şöylece belirtmişlerdir:

Muhammed, Ahmed, Yasin, Taha, Müzemmil, Müddesir, Abdullah...

Ve yine O buyuruyor:

"Ben Muhammed'im Ahmed'im Mukaffi'yim (yani bütün peygamberlerin en sonunda gelenim), Haşir'im, tevbe Peygamberiyim, rahmet Peygamberiyim."

Allah'ın Sevgilisinin has ismi olan "Muhammed" adının hususiyetleri pek çoktur. Bir tanesi, İbn-i Asakir'in Kaabü'l-Ahbar'dan rivayetine göre şöyledir:

Hazret-i Adem, oğlu Şit Peygambere vasiyetinde buyurmuş ki: Allah'ı andığın zaman, yanında "Muhammed" adını yadet! Zira ben, Arş'ın kaidesinde O'nun ismini yazılı gördüm. O halde ki, ben ruhla beden arasındaydım ve henüz ruhum bedenimle alaka kurmamıştı, Ondan sonra semaları tavaf ettim. Oralarda "Muhammed" isminin yazılı olmadığı hiçbir yer görmedim. Rabbim beni Cennete oturttu. Cennette hiçbir kasır ve çardak görmedim ki, onda da aynı isim yazılmış bulunmasın. Bu ismi çok zikret, zira melekler onu her an anarlar.

İsimlerin birkaçını heceleyelim:

El Emin = En doğru
El Ahsen = En Güzel
Er Rahim = Merhametli
Er Rauf = Okşayıcı
El Ecved = En cömert
Al Mustafa = Süzülmüş
El Masum = Günahsız
El Müstağfir = İstiğfar edici
El Halim = Yumuşak
Eş Şems = Güneş gibi parlak
Es Sadık = Sadakatli

Ve daha yüzlerce isim.

Kur'an'da, Kainat Efendisinin lakaplarından niceleri vardır. Alimler bunları sayıp adetlerini bildirmişlerdir. Bazı ulema bu lakapları, "Esma-i Hüsna" sayısınca 99 olarak göstermişlerdir.

Allah'ın Sevgilisi nice nice güzel sıfatlara maliktir. Eğer bu sıfatlardan birer isim çıkarılacak olursa bini de geçer.

İş sayıya düştü mü, namütenahiyi bulmalı ki, O bulunsun.

Künyelerinin meşhuru Ebu Kasım'dır. Ebu İbrahim de, künyeleri arasındadır. Mü'minlerin babası manasına "Ebu'l-Mü'minin" künyesi de kullanılmıştır.